Yunanistan hükümeti, yurt dışında yaşayan vatandaşlarının ülke siyasetine daha aktif katılımını sağlamak için yeni adımlar atıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan, tarihi bir adım olarak değerlendirilen yeni yasa taslağıyla, yurt dışındaki Yunan seçmenler için müstakil bir “Gurbetçi Seçim Bölgesi” oluşturulması amaçlanıyor.
SİSTEM BAŞTAN SONA DEĞİŞİYOR
Batı Trakya'daki Türklerin sesi olan Birlik Gazetesi'nin haberine göre; yurt dışındaki Yunan vatandaşlar, mevcut sistemde yer alan bilgilere göre yalnızca “Eyalet Listesi” (kontenjan) üzerinden oy kullanabiliyor. Aynı zamanda partilerin belirlediği adaylara da doğrudan müdahale edemiyor. Yunanistan İçişleri Bakanı Thodoris Livanios'in üzerinde çalıştığı düzenleme, sistemi baştan sona değiştiriyor.
Ayrıca bu düzenlemelere göre gurbetçiler artık sadece partiyi değil, “tercihli oy” yöntemiyle doğrudan istedikleri adayı da seçebilecekler.
Verilen bilgilere göre; seçim listesi ortak olacak, örneğin ABD’de yaşayan bir seçmen, Avustralya, Avrupa veya Asya’dan aday olan bir temsilciye oy vererek onu Atina’daki Parlamentoya gönderebilecek.
Bu reformlar sonucunda, daha önce kontenjan listelerinde partiler tarafından atanan sembolik isimlerin yerini, doğrudan halkın oyuyla seçilen gurbetçi milletvekilleri almış olacak.
ANAYASAL ENGEL NASIL AŞILACAK? GÖZLER PARLAMENTO'DAKİ SANDALYELERDE
Düzenlemenin hayata geçirilebilmesi için Yunan Parlamentosu’ndaki 300 sandalyeden 3’ünün diaspora temsilcilerine ayrılması planlanıyor. Nüfus dengelerinin bozulmaması ve anayasal sorun yaşanmaması amacıyla, bu üç sandalye mevcut sistemde yer alan “kontenjan milletvekilliği” (Epikratias) havuzundan aktarılacak.
200 OYLUK KRİTİK EŞİK
Söz konusu değişikliğin ilk yapılacak genel seçimlerde uygulanabilmesi için parlamentoda en az 200 milletvekilinin desteği gerekiyor. Bu oran, anayasal düzenlemeler için öngörülen üçte iki çoğunluğa karşılık geliyor. Gerekli çoğunluk sağlanamazsa, düzenleme bir sonraki seçim döneminden itibaren yürürlüğe girecek.
Yunanistan’ın diaspora temsilini güçlendirmeye yönelik bu adımı, siyaset arenasında “temsilde adalet” tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıyacak gibi görünüyor.




