Dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olan Güney Pars’a yönelik karşılıklı saldırıların ardından enerji piyasalarında tedirginlik artarken, Hürmüz Boğazı’nda olası bir blokaj ihtimali de küresel kriz senaryolarını gündeme taşıdı.
“Enerji krizi kapıda mı?”
Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung, ABD ve İsrail’in saldırılarının etkisinin hafife alındığını belirterek, İran ile Katar arasında paylaşılan doğalgaz sahasının küresel enerji arzı açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Gazete, yaşanabilecek bir tırmanışın dünya ekonomisini doğrudan etkileyebileceğini vurguladı.
Sloven Mladina ise gelişmeleri daha sert yorumlayarak, Avrupa’nın yeni bir enerji kriziyle karşı karşıya kalabileceğini ve bunun stagflasyona yol açabileceğini savundu. Gazeteye göre sorun yalnızca fiyat artışı değil, enerji arzında yaşanabilecek fiziksel kesintiler.
“Küresel ekonomi baskı altında”
İtalyan Corriere della Sera, doğalgaz tesislerinin karşılıklı saldırılarla hedef haline gelmesinin piyasada ciddi darboğazlar yaratabileceğini belirtti. Gazete, Körfez’deki gerilimin küresel ekonomi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.
Letonya’dan Diena gazetesi ise daha karamsar bir tablo çizerek, enerjiye erişimde yaşanabilecek ciddi kesintilerin ülkeleri “savaş ekonomisine” yöneltebileceğini ve teknolojik gerileme riskini beraberinde getirebileceğini ifade etti.
İsveç basınından Göteborgs-Posten ise enerji krizinin yalnızca sanayi değil, gıda üretimi üzerinde de ciddi etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.
Slovenya’da dinleme skandalı tartışması
Bültende yer alan bir diğer başlık ise Slovenya’da seçim öncesi patlak veren dinleme skandalı oldu. Sosyal medyaya yansıyan kayıtlar, hükümet çevresine yönelik yolsuzluk iddialarını gündeme taşırken, kayıtların arkasında İsrailli bir şirketin olduğu iddiaları tartışmaları derinleştirdi.
+Portal, skandalın içeriğinden çok, kamuoyunda nasıl ele alındığına dikkat çekerek, yolsuzluk iddialarının gölgede bırakıldığını ve siyasi bir manipülasyon ortamı oluştuğunu savundu.




