Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’a gerçekleştirdiği nezaket ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Ziyarette iki parti arasında istişare yapıldığını belirten Ağıralioğlu, “Milletin gündemine odaklıyız” mesajı verdi. Türkiye’de siyasetin konuştuğu konular ile milletin önceliklerinin farklılaştığını savundu.
“Milletin Elzem Gündemi Var”
Ağıralioğlu, ülkenin acil sorunlarının masaya yatırıldığını söyledi. “Türkiye’de siyasetin bir gündemi var, bir de milletin gündemi var” diyen Ağıralioğlu, gerçek sorunların daha fazla konuşulması gerektiğini ifade etti.
Muhalefet partileri olarak sorumluluk taşıdıklarını belirten Ağıralioğlu, iktidarın uzun süredir görevde olmasının siyasi yapıyı yıprattığını savundu. “Yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla sorunları çözmek için yollardayız” dedi.

Bakan Atamalarına Değerlendirme
Ağıralioğlu, Adalet ve İçişleri Bakanlığı atamalarına ilişkin soruya da yanıt verdi. Yeni bakanlara başarı dileklerini iletti. Ancak değerlendirmesinin siyasi ve ilkesel zeminde olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yargı üzerindeki etkisine dair eleştiriler yönelten Ağıralioğlu, kuvvetler ayrılığı ilkesine dikkat çekti. Yargının siyasetin gölgesinde kalmaması gerektiğini söyledi.
“Adli Bürokratlara Siyaset İçin Süre Sınırı Getirilmeli”
Ağıralioğlu, adli bürokraside görev yapan kişilerin emeklilik ya da görevden ayrılma sonrası hemen siyasete girmemesi gerektiğini savundu. Önerisini net ifade etti: En az bir seçim dönemi, örneğin yedi yıl gibi bir süre sınırı getirilmeli.
Bu düzenlemenin verilen kararların “ödül beklentisi” ile ilişkilendirilmesinin önüne geçeceğini belirtti. Yargının töhmet altında kalmaması için bu tür bir ilkesel düzenlemenin gerekli olduğunu söyledi.
“Köklü Çözüm Sistem Değişikliği”
Ağıralioğlu’na göre sorunun temelinde sistem var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değişmesi gerektiğini ifade etti. Mevcut sistemin adalet ihtiyacını ve kurumsal kapasiteyi karşılamakta yetersiz kaldığını savundu.
İçişleri Bakanlığı atamasına ilişkin ise özel bir itirazı olmadığını dile getirdi. Ancak mülki idarede kurum içi hiyerarşinin korunması gerektiğini belirtti.




