Tuncay Turşucu’dan borsa uyarısı: En büyük hata hareket etmektir
Tuncay Turşucu’dan borsa uyarısı: En büyük hata hareket etmektir
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin önde gelen turizm yatırımcılarından Fettah Tamince, özellikle büyük ölçekli tesis modellerine dayalı turizm yaklaşımını eleştiren açıklamalar yaptı. Tamince’ye göre küresel rekabette artık sadece oda sayısı ile yarışmak yeterli değil; deneyim, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı yeni bir turizm modeli benimsenmeli.

Tamince, kendisine gösterilen bir yatırım alanı için “Bana 1000 oda yapabilirsiniz dediler. Düşündüm taşındım, ben buraya 45 belki 50 oda yapabilirim” ifadesini kullanarak, sektörün büyüme stratejilerinde nitelik odaklı paydaş yaklaşımlarının önemine işaret etti. Bu sözler, turizm yatırımlarında hacim yerine değer yaratma perspektifinin gerekliliğini gündeme taşıdı.

SEKTÖREL İHTİYAÇ: BÜYÜK DEĞİL SÜRDÜRÜLEBİLİR

Turizm uzmanları büyüme stratejilerini değerlendirirken, Tamince’nin yaklaşımının bir perspektif değişimini temsil ettiğini belirtiyor. Yıllardır dünya turizm pazarında faaliyet gösteren iş insanı, kaliteli misafir profili, yüksek harcamalı ziyaretçi ve bölge markalaşması gibi unsurların Türkiye için kritik olduğunu savunuyor. Bu söylem, özellikle Türkiye turizminde sezonluk yoğunluk ve fiyat rekabetine dayalı eski modelin sorgulanmasına yeni bir pencere açıyor.

ELEŞTİRİLER: “BÜYÜK ÖLÇEK HER ŞEY DEĞİL”

Tamince’nin sözleri, “otel sayısı ve oda kapasitesi” odaklı büyüme anlayışına bir alternatif öneriyor. Bu yaklaşımda öne çıkan temel argümanlar şöyle:

  • Nitelikli turist hedefi: Yüksek harcamalı ve deneyim odaklı ziyaretçi profili
  • Bölgesel marka ekonomisi: Sadece oda teklif eden değil, çehre yaratan turizm modelleri
  • Küçük ölçekli butik yatırım cazibesi: Büyük tesisler yerine özgün, çevreye ve yerel ekonomiye entegre projeler

Bu eleştiri, yalnızca yatırımcı perspektifi değil, sektörel dönüşüm ihtiyacını da gündeme taşıdı.

TURİZM VİZYONU TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR

Türkiye’nin turizm stratejisi son yıllarda uluslararası pazarlara açılma, hedef pazar çeşitlendirme ve kalıcı marka yaratma eksenlerinde biçimleniyor. Diskurda yer alan bu yeni ifade, sektörün sadece yatak kapasitesi büyüklüğü ile değil; kalite, sürdürülebilirlik ve deneyim odaklı değer yaratımıyla rekabet etmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Turizm politikalarının uzun vadeli büyüme hedefleri ile sektör yatırımcılarının bu vizyona nasıl yanıt vereceği, önümüzdeki dönemde kamu-özel sektör iş birliklerinin seyrini belirleyecek önemli bir tartışma alanı olmaya aday.