Özel Haber / Berfin Türegün

“E-Devlet açılmalı: Sendika evrakı israfı milyarları buluyor”
“E-Devlet açılmalı: Sendika evrakı israfı milyarları buluyor”
İçeriği Görüntüle

Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın acısı yıllar geçmesine rağmen dinmedi. Maden faciasında oğlu Uğur Çolak’ı kaybeden 301 Madenciler Derneği üyesi Gülsüm Çolak, yaşadıklarını ve adalet arayışlarını Türk Havadis’e anlattı. Soma’da yaşanan facianın 50 yıl yazılacak bir hikaye olduğunu vurgulayan Çolak, yetkililere yargı bağımsızlığı çağrısında bulundu.

KATLİAMIN ÜSTÜNDEN 12 YIL GEÇTİ

Soma Katliamı’nın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen adaletin hala yerini bulmadığını belirten Gülsüm Çolak şöyle konuştu:

“12 yıldan beri neler geldi geçti derseniz; inanın hala bitmemiş derslerimiz var. İnsanlara bir şey verirken hukuku da verselerdi bizler için daha güzel olurdu. Hukuk bizim çocuklarımızla birlikte göçük altında kaldı. Hayat daha sonra paramparça oldu. Yani anlatmakla da bitmez. Yaşadığın anda zaten bir travma oluyor. Ölenlerini hukukunu da alamadık, arkada bıraktığı gencecik eşi, çocukları, küçücük çocukları kaldı. Olanlara bakın. Sistemin bu denli kötü olduğunu Soma'da yaşananlar 50 yıla dayanacak bir kitap çıkacak bir şekilde gerçekleşti. Soma bir travmalar şehri.”

“SORUMLULAR KİŞİ BAŞI 5 GÜN BİLE YATMADI”

Facianın yargı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çolak, “Katliamdan sonra 2015’in Nisan ayında mahkemelerin başlamasıyla birlikte bize örgütlenmemiz gerektiğini söylediler. Biz de ailelerle örgütlendik, mahkeme sürecini takip ettik. Mahkeme sürecinde sorumlular kişi başı 5 gün bile yatmadılar. En büyük başarımız bir patronun 6 yatması oldu. Örgütlenme ile bunu başarabildik. Babalarını kaybeden çocukların devlet tarafından korunması, ölen babasından gelen haklarının korunması gerekiyordu ancak bu yapılmadı. Tüm kayıplarımızla birlikte hep beraber çok kötü şeyler yaşadık. Umarım toplanırız ama orada altını çizerek söylüyorum 50 yıl yazılacak bir hikaye var.” şeklinde konuştu.

“ÖLMEK İSTEMİYORUZ”

Çolak, yetkililere şu sözlerle çağrıda bulundu:

“Yargıya bağımsız kılsınlar. Yargı bağımsız olması gerekecek. Yargı iktidarın yargısı olmaması gerekiyor. Dileklerimi dileklerimle iletmeyeceğiz. Ölmek istemiyoruz. Kadınlar çocuklar ölmek istemiyoruz.”