Özel haber - Ebru Şahin
Ankara Ulus’ta yer alan Tevhid Lokantası'nın İşletme Müdürü Mustafa Aksu, piyasadaki fiyat farklarının gıda güvenliği konusunda önemli ipuçları verdiğini belirterek merdiven altı üretim yapan ve olağandışı ucuz fiyat sunan işletmelere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
“UCUZ ETİN MUTLAKA BİR BEDELİ VARDIR”
İşletme Müdürü Mustafa Aksu, kendi kalitesiyle uzun yıllardır piyasada yer edinmiş firmaların tercih edilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Merdiven altı yerlerde satılan ucuz etin mutlaka bir hilesi vardır. Ya kalitesiz yerlerden temin ediliyordur ya da hijyen kurallarına uyulmuyordur. Daha da kötüsü at, eşek gibi etlerin karıştırıldığı yerlerde fiyatların düşük olması gayet doğaldır.”
Vatandaşların fiyatlara bakarak da işletmelerin kalitesi hakkında fikir edinebileceğini ifade eden Aksu, köklü ve geçmişi olan firmaların tercih edilmesinin bu riskleri azaltacağını söyledi.
“BU SADECE SAĞLIK DEĞİL, İNANÇ MESELESİ”
Gıda güvenliğinin yalnızca sağlık açısından değil, inanç boyutuyla da ele alınması gerektiği vurgulayan Aksu, satılan ürünlerin İslami usullere uygun olmasının büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz aldığımız her ürünün hem sağlığa uygun hem de dini hassasiyetlere uygun olmasına dikkat etmek zorundayız. Bu bir vebaldir. Domuz eti karıştırılmış bir ürünü bilmeden satarsak bunun hesabını Allah’a veremeyiz."
“TÜKETİCİNİN BUNU BİLME ŞANSI YOK”
Vatandaşların dışarıdan bakarak bu tür hileleri tespit etmesinin neredeyse imkânsız olduğu da dile getirildi. Son dönemde kamuoyunda sıkça tartışılan bazı zincir markalarla ilgili iddialara da değinerek, bu tür olayların sabotaj ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Aksu, “Bir markanın itibarını sarsmak için dışarıdan kasıtlı olarak yapılan sabotajlar olabilir. Numuneye domuz yağı dökülse testte çıkar ama başka yağlar fark edilmeyebilir. Köklü bir firmanın bilinçli şekilde böyle bir şeye girmesi zaten mümkün değil” dedi.
“SORUN SADECE ESNAFIN DEĞİL, ŞARTLARIN”
Vatandaşın bilinen ve güvenilir işletmeleri tercih etmek istemesine rağmen mevcut koşullar nedeniyle buna her zaman imkân bulamadığı vurgulayan Aksu, yaşanan sıkıntının yalnızca esnaf kaynaklı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “İnsanlar evde yemek yesin deniyor ama herkesin buna imkânı yok. Çalışan bir insan öğle saatinde mecburen lokantada yemek yiyor. Bu noktada mesele, bireysel tercihlerden çok genel şartlarla ilgili.”
DENETİMLER YETERSİZ Mİ?
Gıda denetimlerine de değinen işletme müdürü Mustafa Aksu, ilgili kurumlar ve belediye ekipleri tarafından kontroller yapıldığını ancak mevcut uygulamaların yeterli olmadığını ifade etti. Denetimlerin genellikle ayda bir gerçekleştirildiğini belirten Aksu, daha sık ve düzenli kontrollerin hem esnafın güvenilirliğini artıracağını hem de tüketicinin içini rahatlatacağını söyledi.
“Cezalar aslında ağır. Eksik tespit edilirse işletme kapatmaya kadar gidebiliyor. Ama denetim az. Denetim ne kadar artarsa hem hizmet kalitesi hem de tüketici güveni artar.”
“ALLAH KORKUSU OLMAZSA HER ŞEY OLUR”
Röportajın sonunda işletme müdürü, sorunun özünde ahlaki bir mesele olduğuna dikkat çekerek çarpıcı bir değerlendirmede bulundu: “Allah korkusu olmayan insanların yapmayacağı hiçbir şey yok. Bu yapılanlar hem sağlık açısından hem de inanç açısından büyük bir kötülük. İnsan yarın Allah’ın huzuruna gittiğinde bunun hesabını nasıl vereceğini düşünmeli ona göre hareket etmeli” dedi.





