Türk–Amerikan ilişkilerinin Suriye iç savaşı boyunca yaşadığı kırılma başlıklarını değerlendiren uluslararası ilişkiler uzmanı Ahmet Arda Şensoy, SDG/YPG yapılanmasının sahada gerilemesiyle birlikte iki ülke arasındaki en sancılı dosyalardan birinin büyük ölçüde ortadan kalktığını söyledi. Şensoy, “Türk–Amerikan ilişkileri açısından oldukça büyük bir dert ortadan kalkmış oldu” ifadelerini kullandı.

“GÖÇ, UÇUŞA YASAK BÖLGE VE PATRİOT KRİZİ İLİŞKİLERİ YIPRATTI”

Ahmet Arda Şensoy, Suriye iç savaşının başından beri Ankara–Washington hattında biriken kriz başlıklarını hatırlatarak şunları söyledi:

“Türk-Amerikan ilişkilerinin Suriye iç savaşıyla çok büyük yaralar aldığını biliyoruz. 2011'den itibaren Suriye'den Türkiye'ye yaşanan göç dalgasına karşı ABD'nin hiçbir yardımda bulunmaması, Türkiye'nin uçuşa yasak bölge gibi taleplerinin ABD tarafından karşılanmaması veya NATO görevi kapsamında Türkiye'de bulunan Patriot hava savunma sistemlerinin çekilmesi gibi birçok kriz yaşadık.”

Şensoy, özellikle Suriye kaynaklı güvenlik tehditleri karşısında Türkiye’nin “yalnız bırakıldığı” algısının, iki ülke arasındaki stratejik güveni derinden sarstığını vurguladı.

Bu dönemde Washington’ın, terör örgütü YPG/SDG ile kurduğu yakın ilişkiyi “en kritik kırılma noktası” olarak niteleyen Şensoy, meselenin sadece sahadaki iş birliğiyle sınırlı kalmadığını, Ankara’nın güvenlik kaygılarını hedef alan yaptırım ve baskı süreçleriyle daha da ağırlaştığını belirtti.

“TERÖR ÖRGÜTÜNE DESTEK VE YAPTIRIMLAR, KRİZİN DÜĞÜMLENDİĞİ NOKTA OLDU”

Şensoy, Suriye sahasında yaşanan gerilimin Türk–Amerikan ilişkilerini nasıl bir çıkmaza sürüklediğini şu sözlerle ortaya koydu:

“Meselenin en büyük düğümlendiği nokta; terör örgütüne destek vermenin yanı sıra Türkiye'nin yaptığı operasyonlara karşı Türkiye'ye yönelik ekonomik yaptırımlar ve diplomatik, siyasi baskının olduğu bir süreci yaşadık.”

Bu çerçevede, Türkiye’nin sınır ötesi harekâtları sırasında Washington’dan gelen yaptırım tehditleri, CAATSA yaptırımları ve siyasi açıklamaların, iki ülke ilişkilerini “müttefiklik retoriğinin ötesinde, fiili bir kriz alanı”na dönüştürdüğü değerlendirmesi öne çıktı.

Şensoy’a göre, Suriye dosyası uzun yıllar boyunca sadece güvenlik boyutuyla değil, aynı zamanda savunma sanayii, diplomasi ve ekonomik ilişkileri de doğrudan etkileyen stratejik bir kırılma başlığı olarak masada kaldı.

“SDG SAHADAN SİLİNDİ, EN SANCILI DOSYA KAPANMA NOKTASINDA”

Son gelişmelerle birlikte sahadaki denklemin köklü biçimde değiştiğini belirten Şensoy, SDG/YPG yapılanmasının çözülmesinin Türk–Amerikan ilişkilerine doğrudan etkisi olduğunu vurguladı. Şensoy, gelinen tabloyu şöyle özetledi:

“Şimdi bu SDG yapısı tamamen ortadan kalktıktan sonra YPG unsurları da artık içine doğru büzüşmüş ve Ayn El-Arap, Kamışlı, Haseke hattına sıkışıp kaldıktan sonra Türk-Amerikan ilişkilerinde bu meselenin neredeyse tamamen çözüldüğü bir düzleme geçtiğimizi söyleyebiliriz. Dolayısıyla Türk-Amerikan ilişkileri açısından oldukça büyük bir dert ortadan kalkmış oldu.”

Şensoy’un değerlendirmesine göre, Suriye’de SDG/YPG dosyasının “sahada fiilen tasfiye edilmesi”, hem Türkiye’nin güvenlik kaygılarının hafiflemesi hem de Washington’ın Suriye politikasında yeni bir sayfa açılabilmesi açısından kritik bir eşik anlamına geliyor.

Ankara’nın uzun süredir masaya getirdiği “müttefiklik hukukuyla bağdaşmayan terör örgütü iş birliği” eleştirisinin, SDG’nin sahadaki etkisini kaybetmesiyle birlikte somut bir zemin kazandığı; buna paralel olarak, iki ülke ilişkilerinde Suriye kaynaklı baskının da kademeli olarak azalabileceği yorumları öne çıkıyor.

YENİ DÖNEMDE BEKLENTİ: KRİZ BAŞLIKLARINDAN NORMALLEŞME DOSYALARINA

Şensoy’un işaret ettiği tablo, Türk–Amerikan ilişkilerinde Suriye merkezli gerilim döneminden, yeni bir jeopolitik uyum arayışına geçiş sürecinin kapısını aralıyor.

SDG/YPG dosyasının etkisinin azalması, Ankara–Washington hattında uzun yıllardır süregelen güvensizlik atmosferinin tek başına ortadan kalkması anlamına gelmese de, iki ülke arasındaki en yüksek tansiyonlu başlığın görece yumuşaması olarak yorumlanıyor.

Şensoy’un, “Türk–Amerikan ilişkileri açısından oldukça büyük bir dert ortadan kalkmış oldu” sözleri, önümüzdeki dönemde savunma iş birliği, bölgesel dosyalar ve diplomatik diyalog kanallarında daha esnek ve müzakereye açık bir zeminin oluşabileceğine işaret eden kritik bir tespit olarak öne çıkıyor.

Fransa, 15 yaş altı için sosyal medya kullanımını yasaklıyor
Fransa, 15 yaş altı için sosyal medya kullanımını yasaklıyor
İçeriği Görüntüle