Adana’nın meşhur şalgamı artık AB tescilli
Adana’nın meşhur şalgamı artık AB tescilli
İçeriği Görüntüle

Özel Haber - Ebru Şahin

Son günlerde gündeme gelen plastik kullanımının kısıtlanması ve bazı tek kullanımlık ürünlerin yasaklanmasına yönelik tartışmalar çevre politikalarının öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, plastik atıkların çevreye kontrolsüz bırakılmasının önemli bir çevre sorunu oluşturduğunu Türk Havadis’e anlattı.

TEK KULLANIMLIK PLASTİKLER ÇEVRE POLİTİKALARININ GÜNDEMİNDE

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz bu kararların temel amacının çevre kirliliğini azaltmak ve daha sürdürülebilir tüketim modellerini teşvik etmek olduğunu belirterek şunları söyledi, “Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemeler son yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çevre politikalarının önemli başlıklarından biri haline geldi. Bu kararların temel gerekçesi, plastik atıkların doğaya kontrolsüz şekilde bırakılması sonucu oluşan çevre kirliliğini azaltmak ve daha sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişi teşvik etmektir”

“KONU YALNIZCA YASAK PERSPEKTİFİYLE ELE ALINMAMALI”

Plastiklerin birçok alanda kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Karadeniz, düzenlemelerin yalnızca yasak odaklı olmaması gerektiğini dile getirdi.

Karadeniz, plastik malzemelerin özellikle hijyen ve gıda güvenliği açısından önemli bir işlev gördüğünü anlatarak: “Burada önemli olan nokta konunun yalnızca yasak perspektifiyle değil, doğru kullanım, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla ele alınmasıdır. Çünkü plastik malzemeler hijyen, gıda güvenliği, sağlık ve lojistik gibi birçok alanda vazgeçilmez bir rol üstlenmekte” dedi.

Ömer Karadeniz

“TÜM SEKTÖRLERİ KAPSAYAN YASAK YERİNE DENGELİ MODEL”

PLASFED Başkanı Karadeniz, tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelerde tüm sektörleri kapsayan bir yasak yerine belirli ürün gruplarına yönelik sınırlamalar ve istisnalar içeren bir modelin daha doğru olacağından bahsederek, “Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelerin tüm sektörleri kapsayan bir yasak şeklinde uygulanması yerine, bazı ürün gruplarına yönelik sınırlamalar ve istisnalar içeren bir modelin daha doğru olacağını düşünüyoruz. Özellikle sağlık, gıda güvenliği ve paketleme gibi alanlarda plastiklerin alternatifi her zaman aynı güvenlik ve maliyet dengesini sağlayamayabiliyor” dedi.

ÇÖZÜM GERİ DÖNÜŞÜM ORANLARININ ARTIRILMASI

Karadeniz’e göre plastiklerin çevre üzerindeki etkisini azaltmanın en etkili yolu geri dönüşüm oranlarının yükseltilmesi. Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Karadeniz, “Tek kullanımlık plastiklerin çevre üzerindeki etkisini azaltmanın en etkili yol geri dönüşüm oranlarının artırılmasıdır. Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyeli bulunuyor. Geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve döngüsel ekonomi modelinin yaygınlaştırılması durumunda plastikler çevre için bir sorun değil, değerli bir ham madde kaynağı haline gelebilir” dedi.

SANAYİ İÇİN DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Düzenlemelerin plastik üreticileri açısından aynı zamanda bir dönüşüm anlamına geldiğini belirten Karadeniz, sektörün sürdürülebilir üretim konusunda çalışmalarını artırdığını söyledi.

“Bu tür düzenlemelerin sanayi tarafında da etkileri olacaktır. Plastik üreticileri için bu süreç aynı zamanda ürün tasarımında, geri dönüştürülebilir malzemelerde ve sürdürülebilir üretim teknolojilerinde yeni yatırımların önünü açan bir dönüşüm süreci anlamına geliyor. Sektör olarak çevresel sorumluluklarımızın farkındayız ve sürdürülebilir üretim konusunda çalışmalarımızı artırıyoruz.”

Plastik

RESTORAN VE PAKET SERVİS İŞLETMELERİ DE ETKİLENECEK

Yeni düzenlemelerin restoranlar, kafeler ve paket servis yapan işletmeleri de doğrudan etkileyeceğini belirten Karadeniz, alternatif ürünlerin maliyetlerinin bazı durumlarda daha yüksek olabileceğini söyledi. Karadeniz, bu süreçte işletmelere destek mekanizmalarının öneminden bahsederek, “Restoranlar, kafeler ve paket servis yapan işletmeler bu süreçten doğrudan etkilenecek sektörler arasında yer alıyor. Alternatif ürünlerin maliyetlerinin bazı durumlarda daha yüksek olması işletmeler için ek bir yük oluşturabilir. Bu nedenle dönüşüm sürecinde işletmelere teşvik, geçiş desteği ve rehberlik sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

VATANDAŞLARA DA SORUMLULUK DÜŞÜYOR

Karadeniz, plastiklerin çevreye zarar vermesinin temel nedeninin malzemenin kendisi değil, yanlış kullanım ve yanlış atık yönetimi olduğuna dikkat çekerek, “Son olarak vatandaşlara da önemli bir görev düşüyor. Plastik atıkların doğaya zarar vermesinin temel nedeni malzemenin kendisi değil, yanlış kullanım ve yanlış atık yönetimidir. Atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm bilincinin artırılması ve sorumlu tüketim alışkanlıklarının geliştirilmesi çevre için en güçlü çözüm olacaktır” dedi.