Özel Haber-Berfin Türegün
Geçen sene engelli bireylerin bireysel eğitimi için sağlanan 6 bin 100 liralık aylık destek tutarı bu yıl 7 bin 748 liraya yükseldi. Geçen yıl bin 708 lira olan grup eğitimi desteği ise, 2 bin 168 lira oldu. Türk Havadis'e, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden karşılanacak düzenlemeye ilişkin değerlendirme yapan Özel Eğitim Kurumları Derneği Başkanı Yunus Kılıç, bir yıl sonra yapılan bu artışın yetersizliğine dikkat çekti. Kılıç, özel eğitim merkezlerinden bazılarının ise kapanma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirtti.
“ÖZEL EĞİTİM ÖĞRENCİLERİ İÇİN TALEPLERİMİZ SUSTURULDU”
2026 yılı için özel eğitim desteği beklentilerinin yüksek olduğunu söyleyen Yunus Kılıç, şunları söyledi:
Pandemi, deprem ve ekonomik konjonktür gibi nedenlerle sürekli olarak “bir sonraki yıl” denilerek ertelendik; sabretmeye zorlandık, devletin içinde bulunduğu sorunlar nedeniyle susturulduk. Bu yıl yaptığımız görüşmelerde yetkililer, gerekli iyileştirmenin yapılacağı konusunda umut vericiydiler. Ancak özellikle son bir aylık süreçte, sektörümüz üzerinde akıl almaz yöntemlerle gerçekleştirilen bir küçültme ve daraltma operasyonu ile karşılaştık. Aldığı ücret ile kendi asli sorumluluklarını ve ödemelerini bile yapmakta zorlanan bu merkezler, devlet tarafından sağlanması gereken servis hizmetlerini ücretsiz sunmaya devam ederse, birçok merkezin sürdürülebilirliği tehlikeye girecek ve kaçınılmaz olarak bazı merkezlerin kapanması söz konusu olabilecektir.
“ÖZEL EĞİTİMDEN TASARRUF EDİLEMEZ”
Önceki yıllarda devlet tarafından sağlanan desteğinin yaklaşık bir asgari ücret düzeyinde olduğunu belirten Kılıç, “Günümüzde bu durum ciddi biçimde değişmiştir. Şu anda bir çocuk için ödenen ücret, neredeyse asgari ücretin dörtte biri seviyesine kadar gerilemiştir. Dolayısıyla biz, 27’yi bir iyileştirme değil, sektörün küçültülmesi ve hizmetin azaltılması olarak değerlendiriyoruz. Tekrar haykırıyoruz: Özel çocuklarımızın eğitim giderleri bir tasarruf kalemi değildir ve özel eğitimden tasarruf edilemez.” şeklinde konuştu.
ÇALIŞANLARA ASGARİ DÜZEYDE MAAŞ
Yapılan iyileştirmenin çalışanlar açısından da yetersizliğe yol açtığını söyleyen Kılıç, “Bu tablo, merkezlerin çalışanlarına ancak asgari ücret düzeyinde maaş verebilmesine yol açmaktadır. Motivasyonu düşük, mutsuz ve geçim kaygısı yaşayan öğretmenlerle nitelikli bir eğitim hedeflemek gerçekçi değildir. Bu nedenle özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin; hem üstlendikleri hayati misyon hem de sağladıkları 60 bin kişilik istihdam açısından yeniden ve bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
“ÖZEL EĞİTİM MERKEZLERİNİ YAŞATACAĞIZ”
Mevcut ekonomik şartlar ve yapılan yetersiz ücret iyileştirmeleri nedeniyle kapanmak zorunda kalacak kurumlar olduğuna dikkat çeken Yunus Kılıç, “Bu kurumların öğrencileri ve velileri, bu durumdan en fazla etkilenecek kesim olacaktır. Bizim önceliğimiz özel çocuklarımızdır. Onların hayata tutundukları bu dalın kesilmesine, anne ve babalarımız için bir umut ışığı olan bu merkezlerin söndürülmesine asla müsaade etmeyeceğiz. 2026 yılı, bizim için bu merkezleri yaşatmak adına vereceğimiz mücadelenin yılı olacaktır.” dedi.




