Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 12 Mart paylaşımı: Ruh kökümüzü inkar etmeyeceğiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 12 Mart paylaşımı: Ruh kökümüzü inkar etmeyeceğiz
İçeriği Görüntüle

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, son günlerde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde meydana gelen küçük ölçekli depremlere ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Görür, Denizli, Kahramanmaraş ve Konya çevresinde meydana gelen sarsıntıların bölgenin tektonik yapısıyla ilişkili olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Görür’ün açıklamasına göre son günlerde Denizli-Buldan, Huğtaş-Göksun (Kahramanmaraş) ve Çimen-Cihanbeyli (Konya) çevresinde 4,0 ile 4,2 büyüklüğünde depremler meydana geldi.

Depremler graben ve fay zonlarında meydana geliyor

Naci Görür, yaşanan sarsıntıların bölgelerin tektonik özellikleri dikkate alındığında beklenen yerlerde gerçekleştiğini ifade etti. Görür’e göre depremler genellikle graben yapılarında, gerilme bölgelerinde veya doğrultu atımlı fay zonlarının yakınlarında oluşuyor.

Açıklamasında Eskişehir Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu (DAF) gibi aktif fay hatlarının da bu tür hareketliliklerin görüldüğü bölgeler arasında yer aldığını vurgulayan Görür, bu tür sarsıntıların levha içi fay hareketleriyle ilişkili olabileceğini belirtti.

Denizli-Buldan fayı dikkat çekiyor

Prof. Dr. Görür değerlendirmesinde özellikle Denizli-Buldan Fayı’nın kapasitesinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Bu durumun bölgedeki fayların enerji biriktirme potansiyeli açısından önemli olduğuna işaret eden Görür, Konya’daki fayların ise daha küçük bir yapıdan oluştuğunu ifade etti.

Görür, Kahramanmaraş çevresindeki faylara ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:“Konya’daki fay küçük bir parça, Kahramanmaraş’taki fay ise bölge için problem olabilir.”

Levha içi faylara dikkat

Uzmanlara göre Türkiye’de meydana gelen depremlerin önemli bir bölümü sadece büyük fay hatları üzerinde değil, levha içi faylar olarak adlandırılan daha küçük ölçekli kırık hatlarında da gerçekleşebiliyor.Bu tür faylar, zaman zaman küçük ve orta büyüklükte depremler üreterek bölgesel hareketlilik oluşturabiliyor. Yer bilimciler, bu tür sarsıntıların çoğu zaman büyük depremlerin doğrudan habercisi olmadığını ancak bölgedeki tektonik gerilimi anlamak açısından önemli veriler sunduğunu ifade ediyor.Prof. Dr. Naci Görür, açıklamasının sonunda deprem yaşayan bölgelerdeki vatandaşlara “geçmiş olsun” dileklerini iletti.

Kaynak: Prof. Dr. Naci Görür