Ortadoğu’da 28 Şubat’ta başlayan ve etkisini artırarak sürdüren çatışmalar küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açtı. Bu süreçten doğrudan etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye’de döviz ve altın rezervlerinde dikkat çeken bir gerileme yaşanıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan veriler ve uzman analizlerine göre savaşın etkisiyle artan enerji maliyetleri döviz talebini yükseltti.
Net döviz pozisyonunda hızlı gerileme
Verilere göre Şubat 2026 ortasında 82,4 milyar dolar seviyesinde bulunan swap hariç net döviz pozisyonu Mart ayı boyunca keskin bir düşüş gösterdi. Nisan ayı başı itibarıyla bu rakam 9,3 milyar dolara kadar geriledi.
Yaklaşık 1,5 ayda yaşanan 73 milyar dolarlık düşüş son yılların en dikkat çekici rezerv hareketlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar gerilemeyi artan enerji ithalat faturası ve döviz piyasasını dengeleme çabalarına bağlıyor.
Altın rezervleri de devrede
Döviz likiditesini sağlamak amacıyla TCMB’nin altın rezervlerini aktif şekilde kullandığı görülüyor. Uluslararası finans ajansı Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre banka Londra piyasasında altın karşılığı swap ve satış işlemlerine yöneldi.
Ekonomist Uğur Gürses’in TCMB verilerine dayandırdığı analizine göre son haftalarda altın işlemleri hız kazandı.
- 13-20 Mart haftası: 35 ton altın swap, 21 ton satış
- 27 Mart haftası: 44,6 ton swap, 25 ton satış
Bu işlemlerle birlikte son üç haftada toplam 79 ton altın swap edilirken, 47,8 ton altın doğrudan satıldı. Böylece toplamda 121 tonluk bir azalış kaydedildi.
Enerji faturası baskıyı artırıyor
Savaşın en büyük etkilerinden biri enerji fiyatlarında yaşandı. Hürmüz Boğazı’ndaki ticaretin aksaması ve petrol fiyatlarının yükselmesi enerji ithalatçısı ülkeler için maliyeti ciddi şekilde artırdı.
Uzmanlar ham petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde seyretmesi ve Avrupa’da dizel fiyatlarının varil başına 200 doları aşmasının Türkiye gibi ülkelerde döviz ihtiyacını artırdığını belirtiyor.




