Fiyat artışları açıklanıyor, oranlar yayımlanıyor; ancak sahadaki algı çoğu zaman rakamlardan daha sert. Bu farkın neden oluştuğuna dair kapsamlı değerlendirme, Merkez Bankası bünyesinde hazırlanan yeni bir analizle net çerçeveye oturtuldu. Çalışma, vatandaşın enflasyonu neden daha yüksek algıladığını davranışsal ve harcama kalıpları üzerinden açıklıyor.

GÜNLÜK HARCAMA KALEMLERİ ALGIYI YUKARI ÇEKİYOR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası uzmanlarının hazırladığı değerlendirmeye göre hanehalkı beklentileri ile piyasa katılımcılarının tahminleri arasında belirgin bir ayrışma bulunuyor. Bunun temel nedeni, ölçülen enflasyon sepeti ile vatandaşın zihinsel “harcama sepetinin” aynı olmaması.

Vatandaşın algısı en çok şu kalemler üzerinden şekilleniyor:

  • Gıda ürünleri
  • Kira giderleri
  • Enerji ve faturalar
  • Günlük zorunlu tüketim harcamaları

Sık satın alınan ürünlerdeki her artış doğrudan fark edildiği için, algılanan enflasyon oranı zihinsel olarak büyüyor. Buna karşılık nadir satın alınan ürünlerdeki fiyat değişimleri beklentiye daha az yansıyor.

KİRA ARTIŞLARI BEKLENTİLERİ AYRIŞTIRIYOR

Analizde özellikle kira kaleminin altı çiziliyor. Uzun süredir genel fiyat artışının üzerinde seyreden kira maliyetlerinin, hane bütçesinde yüksek paya sahip olduğu ve beklentileri yukarı yönlü etkilediği belirtiliyor.

Piyasa profesyonellerinin tahminleri ise daha geniş veri seti, modelleme ve ileriye dönük politika beklentileriyle oluşturulduğu için görece daha düşük ve daha dengeli seyrediyor. Bu grubun tahmin hata payının da daha sınırlı olduğu ifade ediliyor.

BİLGİ KAYNAĞI TERCİHİ DE BEKLENTİYİ ETKİLİYOR

Çalışmada, beklenti oluşumunda bilgiye erişim kanallarının da rol oynadığı vurgulanıyor. Geleneksel medya araçlarının yanında sosyal medya akışının da fiyat algısını hızla etkileyebildiği belirtiliyor. Özellikle zam haberleri ve bireysel fiyat paylaşımlarının, genel enflasyon algısını olduğundan daha sert biçimde şekillendirebildiğine dikkat çekiliyor.

BEKLENTİ YÖNETİMİ POLİTİKANIN MERKEZİNDE

Analiz sonuçlarına göre enflasyonla mücadelede yalnızca para politikası araçları değil, beklenti yönetimi ve iletişim stratejisi de kritik önem taşıyor. Sıkı politika duruşunun sürmesi ve fiyat artış hızının gerilemesiyle birlikte, hanehalkı beklentilerinde de zaman içinde dengelenme öngörülüyor.

Ekonomi yönetimi açısından mesaj net: Ölçülen enflasyon kadar, hissedilen enflasyon da karar süreçlerinde belirleyici bir gösterge haline gelmiş durumda.

Altın ve gümüşte sert satış dalgası: Rekor sonrası piyasada ani fren
Altın ve gümüşte sert satış dalgası: Rekor sonrası piyasada ani fren
İçeriği Görüntüle