Özel Haber - Ebru Şahin
Ünlü şef Mehmet Yalçınkaya, Türk Havadis’e verdiği röportajda restoranındaki imza tabakların arkasındaki hikâyeleri anlattı. Şef, yemeklerin geçmişten gelen bir kültürün ve hatıranın yaşatılması için hazırlandığını belirtti.
GEÇMİŞTEN İLHAM ALAN MODERN LEZZETLER
Restoranın temel felsefesini Türklerin tarih boyunca kat ettiği yollardaki pişirme teknikleri ve malzemeler oluşturuyor. Şef, Alaz’ı şu sözlerle özetliyor: "Türklerin geçtiği yollardaki tüm birikimi bir araya getirdik ve günümüzde herkesin keyifle yiyebileceği modern tabaklar haline getirdik."

TARİH VE DOĞANIN BULUŞTUĞU TABAK: GÖBEKLİTEPE
Türk mutfağının köklerine göndermeler yapan tabaklardan birinin “Göbeklitepe” olduğunu belirten Yalçınkaya, yemeğin çıkış noktasını şöyle aktardı:
“Kuzu göbeği mantarı çok özel bir mantar, belirli bölgelerde yetişiyor ve hem tıbbi hem gastronomik amaçla kullanılıyor. Biz bu mantarın hikâyesini yollarda, Harran’da bulunan buğdayın dağdaki mantarla, ardından yabani enginarla buluşması olarak kurguladık. Çok ilginç tabaklarımızdan biridir”

GELENEKTEN MODERN SOFRALARA: SERÇE DİLİ
Şefin sözünü ettiği bir diğer yemek ise “Etsiz Serçe Dili” . Tarihi bir tariften yola çıkıldığını belirten Yalçınkaya, “Türklerin varlığından beri olan yemeklerden biri. Yoğurtlu bir mantı üzerinde kesilmiş et ve üstünde de Bolu’da meşhur kızarmış keş peyniriyle servis ediyoruz” dedi.
GÖRSELLİĞİ VE HİKAYESİYLE ÖNE ÇIKAN TATLI: KÖMÜR
Restoranın en etkileyici tabağının ise “Kömür” adlı tatlı olduğunu açıklayan Yalçınkaya bu ismin ardındaki anlamı da paylaştı. Şef, “En etkileyici hikâyesi olan yemeğimiz Kömür. Simsiyah bir tatlı, içinde balkabağı, yağlı hamur ve altında keçiboynuzu sosu var. Tamamen kömüre benzeyen bir tatlı. Alaz’da her şey kömür ateşiyle başladığı için tatlının görselini kömüre benzeterek adını kömür koyduk” dedi.
Yalçınkaya, Anadolu’nun ürünlerini modern tekniklerle yorumlamaya devam edeceklerini belirterek, “Her tabakta bir coğrafya, bir ürün ve bir hafıza var” ifadelerini kullandı.






