Özel Haber – Berfin Türegün
Türkiye’de yürürlükte olan enflasyon politikası alım gücündeki gerileme nedeniyle eleştirilmeye devam ediyor. Ekonomistler ücretleri baskılamak yerine fiyat oluşumlarına odaklanılması gerektiğini savunuyor.
Türk Havadis'e konuşan Prof. Dr. Mustafa Özer, enflasyonun önemli nedenlerinden birinin kar enflasyonu olduğunu belirterek, “Emekli maaşlarını, asgari ücreti ve memur maaşlarını baskılayarak enflasyonu düşüreceklerini zannediyorlar ancak bu mümkün olmuyor, değer kaybı devam ediyor” dedi.

ENFLASYON PROGRAMI DEĞİŞMELİ
Türkiye’deki enflasyon programının yanlış uygulandığını vurgulayan Özer, şunları kaydetti:
“Real alım gücü sürekli geriliyor. Bu da uygulanan enflasyon programının yanlış uygulanmasından kaynaklanıyor. Sanki Türkiye'deki enflasyonun temel nedeni asgari ücret artışlarıyla memur maaşlarına yapılan zam olarak algılanıyor. Türkiye'deki enflasyonun nedeni bu değil. Enflasyonun en önemli nedenlerden bir tanesi kâr enflasyonu. Yani özellikle de imalat sanayindeki kâr marjına dayalı olarak yapılan fiyatlamalar. Bu yanlış yoldan çıkmayıp emekli maaşlarını, asgari ücreti ve memur maaşlarını baskılıyorlar.”
FAKİRİN SOFRASI KÜÇÜLÜYOR
Türkiye İstatistik Kurumu’nun harcama kalıplarındaki değişime dikkat çeken Prof. Dr. Özer, ”Yüzde 20’lik en fakir kesimin yaptığı harcamalar içerisinde gıda payı düşerken kira payı artıyor. Emeklilere yapılan 20 bin TL'lik düzeltme ve asgari ücret zamları insanların kaybettiği satın alma gücünü telafi etmeye bile yetmedi. Bu durumda şöyle bir gerçeklik önümüze çıkıyor; Türkiye'de bir çalışan yoksulluğu gerçekliği var. Yapılan düzenleme çalışan yoksulluğunu azaltma yerine arttırıcı yönünde oldu.” ifadelerini kullandı.
EMEKLİYE 20 BİN TL YETERSİZ
Maaşların açlık sınırının altında kaldığını belirten Özer, “Türk-İş verilerine göre bir ailenin aylık açlık sınırı 30 bin 143 TL. Bu sadece gıda için gerekli harcama miktarıdır. Kira, ulaşım ve sağlığı içermez. Bunun yanında gıda ve diğer zorunlu harcamaları kapsayan 98 bin TL'ye yakın yoksulluk sınırı var. Şimdi siz en düşük emekli maaşını 20 bin TL yapsanız ne olacak? Açlık sınırı 30 bin TL. Yani sadece gıda harcamaları bile açlık sınırının çok altında.” dedi.
“BAYRAM İKRAMİYESİ CÜZİ MİKTARDA YAPILIR”
Emeklilerin geçim sıkıntısı karşısında iktidardan gelebilecek ek adımları değerlendiren Özer, şöyle konuştu:
Seçim döngüleri diye bir kavram var ve bunu mevcut iktidar çok iyi yapıyor. Seçim kararı verdikten sonra sandıktan 8 ay önceden başlayarak insanların hoşuna gidecek birtakım zamlar yapıyor. Eğer ülke seçime girecekse o zaman orada iyileştirme bekleyeceksin. Onun dışında hiçbir koşulda mevcut iktidarın sözünü ettiğim kesimlere refah payını arttıracak, çalışan yoksulluğunu ortadan kaldıracak girişimde ve kararda bulunacağını düşünmüyorum. Örneğin bayram ikramiyeleri. Bayram ikramiyelerindeki artışlar da yine çok cüzi miktarda tutulacak.
“YIL SONU ENFLASYON YÜZDE 25 OLUR”
2025 yılında enflasyonun yüzde 30,89 oranında gerçekleştiğini söyleyen Özer, maaşlara yapılan zamlar üzerinden 2026 sonu enflasyonuna dair öngörüde bulundu.
Özer, “Şimdi 2025 enflasyonu yüzde 30,89 gerçekleşmiş. Siz sene başında asgari ücrete yüzde 27’lik zam yapmışsınız. Zaten burada yüzde 5’e yakın bir satın alma gücü kaybedildi. 2026 yılı sonunda da ben yüzde 25’lik bir enflasyon bekliyorum” diyerek sözlerini noktaladı.





