Özel Haber / Berfin Türegün
3,5 milyonu aşkın devlet memurunun bulunduğu Türkiye’de kamu görevlilerinin geçim şartları son yıllarda en çok tartışılan başlıkların başında geliyor. Artan hayat pahalılığı, barınma ve ulaşım maliyetlerindeki yükseliş ile kredi geri ödeme tutarlarının maaşlara oranla ağırlaşması, özellikle yeni göreve başlayan memurlar açısından ekonomik tabloyu daha da zorlaştırıyor. Konuya ilişkin Türk Havadis’e konuşan Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkan Yardımcısı Vecdi Yanbaz, memur maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığını belirterek kamu çalışanlarının ciddi bir geçim kriziyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yanbaz, kamu personel sisteminin sürdürülebilirliği için acil bir eylem planı hazırlanması gerektiğini de dile getirdi.
“MEMURLAR NE EV NE ARABA ALABİLİYOR”
Devlet Memurları Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Vecdi Yanbaz, memurların temel ekonomik sorunlarına dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Memurların en büyük mali sorunu bugün ev alamamak, araba alamamak. Türkiye standartlarında vatandaş ne ister? Bir evin bir araba bulsun ister. Devlet memurlarının şu an aldığı maaşla herhangi birinin ev alması mümkün değil. Ya geçmişten de bir kaynağı var. Ya da aileden gelen birtakım desteklerle ancak bunu yapabiliyor.”
“MEMURLARIN YÜZDE 95’İ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA”
Memur maaşlarının yoksulluk sınırı karşısındaki durumunu değerlendiren Yanbaz, şu ifadeleri kullandı:
“Şu an olması gereken Türkiye'de sürekli açıklanan bir rakam var. Biz buna yoksulluk sınırı diyoruz. Türkiye'de memurların yüzde 95’i herhalde daire başkanı ve altındaki tüm ünvanların yani müdür ünvanında olanlar bile tamamı yoksulluk sınırının altında. Yoksulluk sınırının 90 bin küsürlerde olduğunu varsayarsak Türkiye'de hiçbir memur bu maaşı almıyor. Standardımız belli. Memuru tarif et dediğinizde biz şöyle söylüyoruz; yoksulluk sınırıyla açlık sınırı içerisinde hayat telaşesini, geçim sıkıntısını yaşayan insana memur denir.”
ORTAK SORUN: GEÇİM SIKINTISI
Sendikal taleplerin temelinde ekonomik sorunların bulunduğunu belirten Yanbaz, şöyle dedi:
“Zaman zaman biz sendikal olarak, bazen ek göstergeyle ilgili, bazen diğer taban maaşla ilgili taleplerimiz oluyor. Veya memurların içlerindeki farklı ünvanlar, öğretmenler, hemşehriler, polisler kendi içerisinde onlara ait bir özlük hakkının, bir maaş kaleminin eylemini yapıyor. Biz buna hep şahit oluyoruz. Siz de basın olarak takip ediyorsunuz. Aslında bunların hepsinin adı ne? Ortak geçim sıkıntısı. Biz bu sorunların bittiğini hiç görmedik. Biz ne isteriz? Yoksulluk sınırının memur için taban maaşı olması gerekiyor. TÜİK'in yapmış olduğu tüm istedikleri verilerle bile belirledikleri yoksulluk sınırıyla hayatın tutunabilecek bir yer olması lazım. Özellikle Ankara, İstanbul gibi şehirlerde geçinmek mümkün değil. O kadar alışmışız ki biz hep seçim bekliyoruz. Seçim öncesinde ulaşabilen zamlar bizim hayatımızda artılar oluşturuyor.”
“YENİ BAŞLAYAN MEMUR İÇİN TABLO DAHA AĞIR”
Kendi deneyimi üzerinden genç memurların yaşadığı zorluklara değinen Yanbaz, şu ifadeleri kullandı:
“Ben 25 yıllık memurum. Biz bir şekilde bir şeyleri aldık. Şu an yeni başlamış bir memurun ev alması, araba alması neredeyse çok zor yani. Elimizdeki kredinin ödeme rakamlarını bir düşünün. 50 bin lira kredi ödeyeceksiniz. 60-80 bin liralık bir maaşla mümkün mü? Tabii ki mümkün değil. Onun için gençlerimizin memuriyetin tercih edilebilmesi için bu kazancın sürdürülebilir, yaşanabilir ve hayat vaat etmesi lazım.”
“KARİYER MESLEKLERDE ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR”
Kamu kurumlarında kariyer mesleklerin cazibesini yitirdiğini belirten Yanbaz, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Şu an belki çok farkında olmadığımız kariyer meslekleri var. Mesela gelir uzmanlığı, müfettişlik gibi. Burada seçtikten sonra bu ünvanları insanlar terk ediyor. Yani devlet kalifiye memur, kariyer memur istihdam etmekte zorlanıyor artık. Özel sektör açıyorlar, daha çok ünvan açıyorlar. Eldeki istatistiki verileri okuduğumuzda çok acı sonuçlar çıkıyor. İstanbul tercih edilmiyor mesela. Niye? Nasıl geçineceksin? Ankara memur şehri biraz oradan tercih ediliyor ama artı elimizdeki bir konuma bakıyorsun. Kariyer mesleği yüzde 40’ı kurumu terk etmiş.”
“ACİL EYLEM PLANI ŞART”
Yanbaz, kamu personel sistemine yönelik kapsamlı bir düzenleme çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu tablo karşısında verilerin açıkça gösterdiği bir gerçek var, acil bir eylem planı hazırlanarak bu kadroların yeniden cazip ve doldurulabilir hale getirilmesi gerekiyor. Devletin doğru ve sürdürülebilir bir yöntem belirlemesi, nitelikli ve iyi eğitimli memurları yeniden kamuya çekebilmesi şart. Çünkü daha donanımlı personel yetiştirmek hem daha fazla emek hem de daha fazla yatırım gerektiriyor. Şu an gelinen noktada ise sistem ciddi şekilde alarm veriyor, çanlar çalıyor.”




