Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinde süt ve süt ürünlerine gelen zamları verilerle değerlendirdi. 2026 başı ile Nisan ayı fiyatlarını karşılaştıran Gürer, özellikle peynir ve süt fiyatlarında dikkat çeken artışlar yaşandığını belirtti.

Rafta artış yüzde 47’ye ulaştı

Gürer’in paylaştığı verilere göre, yılbaşında 34 TL olan 1 litre tam yağlı süt 50 TL’ye çıkarak yüzde 47’yi aşan artış gösterdi.

Peynir ve diğer süt ürünlerinde de benzer bir tablo ortaya çıktı.
900 gram klasik peynir 339 TL’den 440 TL’ye yükselirken, tereyağı 410 TL’den 500 TL’ye çıktı. Tulum ve kaşar peynirlerinde de yüzde 17 ila 20 arasında artış yaşandı.

“Peynir artık etle yarışıyor”

Artan fiyatların tüketim alışkanlıklarını doğrudan etkilediğini belirten Gürer, süt ürünlerinin artık kırmızı et fiyatlarıyla yarıştığını söyledi.

“Vatandaşın mutfağında protein kaynağı olarak görülen süt ürünleri de dar gelirli için ulaşılmaz hale geliyor” diyen Gürer, bu durumun beslenme düzenini bozduğunu ifade etti.

Bir dilim peynirin aylık maliyeti 2.640 TL

Gürer, dört kişilik bir ailenin günlük kişi başı 50 gram peynir tüketmesi halinde aylık toplam ihtiyacın 6 kilograma ulaştığını belirtti.

Kilogram fiyatı 440 TL olan peynir baz alındığında, yalnızca peynir giderinin aylık 2.640 TL’yi bulduğunu vurguladı.

Bu durumun sağlıklı beslenmeyi dar gelirli için “lüks” haline getirdiğini söyledi.

“Sahte gıdaya zemin oluşuyor”

Fiyat artışlarının yalnızca ekonomik değil, sağlık açısından da risk taşıdığını ifade eden Gürer,

yüksek fiyatların taklit ve tağşiş ürünlerin artmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

“Üretici de tüketici de kaybediyor”

Gürer, dikkat çeken bir başka noktaya da işaret etti:

Süt ürünlerindeki artışın üreticiye yansımadığını belirterek, çiğ süt fiyatının aynı kaldığını, buna karşın yem ve girdi maliyetlerinin arttığını söyledi.

Araç alacaklar dikkat! ÖTV istisnasında kritik değişiklik
Araç alacaklar dikkat! ÖTV istisnasında kritik değişiklik
İçeriği Görüntüle

“Besici ahırda, tüketici kasada kaybediyor” diyen Gürer, artan fiyatların asıl kazananının aracılar olduğunu savundu.

“Beslenme krizi derinleşiyor”

Gürer’e göre tablo sadece fiyat artışı değil, aynı zamanda bir beslenme krizi riski taşıyor.

Artan maliyetler nedeniyle porsiyonların küçüldüğünü, hatta lokantalarda tabak boyutlarının bile daraldığını belirten Gürer, dar gelirlinin temel gıdaya erişiminin her geçen gün zorlaştığını ifade etti.