Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiindeki yerlileşme hamlesi hız kesmeden sürüyor. ASELSAN, milli havacılık alanında geliştirdiği aviyonik sistemlerle dünya genelinde 12 bini aşkın hava platformunda aktif görev aldığını duyurdu. Açıklama, ASELSAN ev sahipliğinde düzenlenen SAHA MİHENK 3. Milli Havacılık Endüstrisi Çalıştayı kapsamında paylaşıldı.

Başlıksız 2-9

12 BİNİ AŞAN PLATFORMDA AKTİF SİSTEM

Yetkililer tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, ASELSAN’ın geliştirdiği aviyonik çözümler; sabit kanatlı uçaklardan helikopterlere, insansız hava araçlarından özel görev platformlarına kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor.

Dünya genelinde 12 bini aşan platformda aktif olarak görev yapan sistemler, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından dikkat çekiyor.

Çalıştay

SAHA MİHENK 3’TE MİLLİ ÜRETİM VURGUSU

ASELSAN’da düzenlenen SAHA MİHENK 3. Milli Havacılık Endüstrisi Çalıştayı’nda, havacılıkta milli üretime yönelik yol haritaları masaya yatırıldı. Çalıştayda, yerli ve milli sistemlerin geliştirilmesi, tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve küresel rekabet kapasitesinin artırılması konuları ele alındı.

Etkinlikte yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin havacılık alanında dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediği vurgulandı.

KÜRESEL PAZARDA GÜÇLÜ KONUM

ASELSAN’ın aviyonik sistemleri, yalnızca yurt içindeki platformlarda değil, ihracat kapsamında farklı ülkelerde de kullanılıyor. Şirketin savunma ve havacılık alanındaki ihracat performansı, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretiminde artan payına işaret ediyor.

Uzmanlara göre, havacılıkta geliştirilen yerli aviyonik sistemler; operasyonel güvenliği artırırken bakım, entegrasyon ve modernizasyon süreçlerinde de stratejik avantaj sağlıyor.

YENİ TEKNOLOJİLER YOLDA

Çalıştayda, önümüzdeki dönemde geliştirilecek yeni nesil aviyonik çözümler, dijital kokpit sistemleri ve entegre görev bilgisayarları gibi projelere ilişkin hedefler de paylaşıldı. Sektör temsilcileri, milli mühendislik gücüyle geliştirilen çözümlerin küresel ölçekte rekabet edebilir seviyeye ulaştığını belirtiyor.