İran’da ekonomik krizle tetiklenen ve ülke geneline yayılan protestolar 16. gününde kanlı bir tabloya dönüştü. Can kaybı 646’ya yükselirken Washington yönetimi İran’daki vatandaşlarına “kendi imkânlarınızla derhal ülkeyi terk edin” çağrısı yaptı. Beyaz Saray diplomasinin öncelik olduğunu vurgulasa da askeri müdahale ihtimalinin masada bulunduğunu yineledi. İnternet kesintileri nedeniyle bilgi akışı büyük ölçüde engellenmiş durumda.
ABD’DEN ACİL TAHLİYE UYARISI: “KENDİ ÇIKIŞ PLANINIZI YAPIN”
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi İran’daki güvenlik durumunun “yönetilemez” bir aşamaya geldiğini belirterek alarm seviyesini en üste çıkardı. ABD’nin Tahran Sanal Büyükelçiliği üzerinden yayımlanan acil güvenlik bildirisinde İran’da bulunan Amerikan vatandaşlarından ABD hükümetinin doğrudan yardımına güvenmeden kendi imkanlarıyla derhal ülkeyi terk etmeleri istendi.
Uyarıda şu ifadelere yer verildi:
“İran’dan hemen ayrılın. Ayrılamıyorsanız bulunduğunuz yerde kalın, güvenli ve sığınak benzeri alanlara geçin. Gösterilerden ve kalabalık alanlardan kesinlikle uzak durun.”
BEYAZ SARAY: “DİPLOMASİ ÖNCELİK AMA ASKERİ SEÇENEK MASADA”
Krize ilişkin Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Sözcü Karoline Leavitt Başkan Donald Trump’ın önceliğinin diplomatik çözüm olduğunu vurguladı. Ancak Leavitt, İran’daki kaosun kontrolden çıkması halinde askeri güç kullanımının da tüm senaryolar arasında yer aldığını açıkça dile getirdi.
SOKAKLARDA AĞIR BİLANÇO: ÖLÜ SAYISI 646’YA YÜKSELDİ
İran’da protestolar 28 Aralık’ta Tahran Büyük Çarşı’da esnafın döviz krizi ve hayat pahalılığına karşı başlattığı grevle başladı. Kısa sürede ülke geneline yayılan eylemler 16 günün sonunda ağır bir insan hakları tablosu ortaya çıkardı.
İnsan hakları örgütü HRANA’nın paylaştığı son verilere göre:
-
Can kaybı: 133’ü güvenlik görevlisi, 1’i savcı olmak üzere toplam 646 kişi
-
Çocuk kayıpları: Hayatını kaybedenlerin 9’u 18 yaşın altında
-
Gözaltılar: 10 binden fazla kişi tutuklandı
İNTERNET KESİK, BİLGİ AKIŞI DURMA NOKTASINDA
9 Ocak’tan bu yana İran genelinde uygulanan geniş çaplı internet kesintileri hem ülke içindeki iletişimi hem de dış dünyaya bilgi akışını ciddi biçimde kısıtlıyor. Aktivistler ve insan hakları savunucuları gerçek bilançonun açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceğini savunuyor.




