İstanbul’da 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin akranları tarafından öldürülmesiyle yeniden gündeme gelen çocuk cinayetleri ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin tartışmalar, demokratik kitle örgütlerini ortak açıklamada buluşturdu.

Toplam 160 demokratik kitle örgütü, “Çocuklar İçin Adalet: Cezalandırmaya Değil, Korumaya ve Önlemeye Dayalı Bir Yaklaşım – Hak Temelli Bir Çocuk Adalet Sistemi İçin Ortak Çağrımızdır” başlığıyla yayımladıkları metinde, çocukların yetişkin gibi yargılanmasına ve cezaların ağırlaştırılması taleplerine tepki gösterdi.

“VAKIALAR MÜNFERİT DEĞİL, İHMAL ZİNCİRİNİN SONUCU”

Açıklamada, Mattia Ahmet Minguzzi’nin ölümüyle birlikte, 2024 yılında akran şiddeti sonucu yaşamını yitiren en az 13 çocuk ve 2025’in ilk beş ayında hayatını kaybeden en az 7 çocuğun da hatırlandığı vurgulandı. Bu vakaların “münferit değil, çocuklara yönelik ihmal ve hak ihlallerinin bir sonucu” olduğu kaydedildi.

Metinde, devletin eğitim, sosyal hizmet, sağlık ve kolluk başta olmak üzere tüm kurumlarıyla çocukları suça sürükleyen riskleri önceden fark etmek ve önleyici tedbirler almakla yükümlü olduğunun altı çizildi. Çocuk adalet sisteminin amacının cezalandırmak değil, “onarmak, dönüştürmek, desteklemek ve yeniden suça sürüklenmeyi önlemek” olduğu vurgulandı.

“AĞIR CEZALAR ÇÖZMÜYOR, TOPLUMSAL NEDENLER GÖRÜLMELİ”

Ortak açıklamada, çocuklara yönelik ağır cezaların suç oranlarını düşürmediğine dikkat çekilerek, çocuk suçluluğunun; şiddet, ihmal, yoksulluk, sosyal dışlanma, eşitsizlik, ayrımcılık ve eğitimden kopma gibi çok boyutlu hak ihlallerinin sonucu olduğu ifade edildi.

Güçlü aile bağları, okul aidiyeti, güvenli sosyal çevre, nitelikli sosyal hizmetler ve çocuk dostu kurumların, çocukların suça sürüklenmesini önlemede belirleyici olduğu vurgulandı.

Seçim anketinde “kararsız” patlaması: En büyük grup parti seçemeyenler
Seçim anketinde “kararsız” patlaması: En büyük grup parti seçemeyenler
İçeriği Görüntüle

TALEPLER: HAK TEMELLİ, ONARICI VE TOPLUM TEMELLİ SİSTEM

Kuruluşlar, yükümlülük sahiplerine ve karar vericilere yönelik taleplerini özetle şöyle sıraladı:

  • İstismar ve ihmale maruz kalan çocukların zamanında tespiti ve çocuk koruma sistemi kapsamındaki tedbirlerin eksiksiz uygulanması,
  • Erken uyarı ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, hak ihlallerine yol açan ihmallerin önlenmesi,
  • Çocuk adalet sisteminin hak temelli, onarıcı, dönüştürücü ve koruyucu bir anlayışla yeniden yapılandırılması,
  • Ceza sorumluluğu olmayan 0–12 yaş grubu çocukların, suçla ilişkilenmelerine neden olan ortamlardan uzaklaştırılarak eğitim, sağlık, danışmanlık ve bakım tedbirleriyle desteklenmesi,
  • Uluslararası standartlar gözetilerek ceza sorumluluğu yaşının bilimsel gelişim verilerine göre yükseltilmesi,
  • 15–18 yaş arası çocukları sistem dışına iten istisnaların kaldırılması, tüm çocukların çocuk adalet sisteminin koruması altında tutulması,
  • Suça sürüklenen tüm çocuklar için sosyal inceleme raporunun zorunlu hale getirilmesi ve sosyal hizmet uzmanı desteğinin güvence altına alınması,
  • Tutuklamanın istisnai bir tedbir olarak kalması, çocuklar için toplum temelli destekleyici alternatiflerin esas alınması,
  • Çocuk hapishanelerinin yaygınlaştırılması yerine, özgürlükten yoksun bırakmaya alternatif toplum temelli sistemlerin geliştirilmesi,
  • Çocuklarla ilgili yasama süreçlerinde çocuk ve kadın hakları alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin, baroların, akademinin ve bizzat çocukların görüşlerinin dikkate alınması.

Açıklama, “Eşit, güvenli, onarıcı ve kapsayıcı bir toplum tüm çocukların hakkıdır. Bu hakkı birlikte savunmakta kararlıyız” ifadesiyle son buldu.