Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkmayı planlayan sürücülere otoyollarda güvenli sürüş konusunda önemli uyarılarda bulundu.
Otoyolların transit trafiğe ayrılmış özel yollar olduğunu hatırlatan Şener, bu yolların belirli noktalardan giriş ve çıkışa izin verdiğini belirterek sürücülerin hız planlamasını doğru yapmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Otoyollarda araçların yüksek hızlarda ilerlediğini ifade eden Şener, giriş ve çıkış noktalarında hız kontrolünün kazaları önlemek açısından kritik olduğunu vurguladı.

Hızlanma ve yavaşlama şeritleri doğru kullanılmalı
Özgür Şener, otoyola katılırken kullanılan hızlanma şeritlerinin çoğu sürücü tarafından yanlış kullanıldığını belirtti. Hızlanma şeritlerinin, sürücülerin otoyoldaki araçların hızına uyum sağlaması için tasarlandığını ifade eden Şener, sürücülerin bu şeritleri mümkün olduğunca sonuna kadar kullanarak güvenli şekilde trafiğe katılması gerektiğini söyledi.
Otoyoldan çıkışlarda kullanılan yavaşlama şeritlerinin de güvenli sürüş için büyük önem taşıdığını belirten Şener, birçok sürücünün çıkışa kadar yüksek hızla ilerleyip son anda sapaktan ayrılmaya çalıştığını ve bunun ciddi kazalara neden olabildiğini dile getirdi.
Yüksek hız riskleri büyütüyor
Yüksek hızın sürüş hatalarının etkisini artırdığını belirten Şener, otoyolda hız ve mesafe planlamasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Saatte 140 kilometre hızla giden bir aracın saniyede yaklaşık 38 metre yol aldığını hatırlatan Şener, bu nedenle sürücülerin yalnızca önlerini değil aynalar aracılığıyla arkadan gelen trafiği de sürekli kontrol etmeleri gerektiğini söyledi.
Şener, otoyollarda güvenli sürüş için araçlar arasında en az 6 saniyelik takip mesafesi bırakılması gerektiğini vurguladı.
Monoton sürüş dikkat kaybına yol açabiliyor
Uzun süreli otoyol sürüşlerinin sürücülerde dikkat kaybına yol açabildiğini belirten Şener, otoyol sürüşünün monoton yapısı nedeniyle sürücülerin zaman zaman dikkat dağınıklığı yaşayabildiğini söyledi.
Bu durumun tek elle araç kullanma, sinyal vermeden şerit değiştirme ya da uykululuk gibi riskli davranışlara neden olabileceğini ifade eden Şener, sürücülerin düzenli molalar vererek dikkatlerini canlı tutmaları gerektiğini dile getirdi.
Gişe kazalarına dikkat
Son dönemde paralı otoyol ve köprü gişelerinde ciddi kazalar yaşandığını da hatırlatan Özgür Şener, bu kazaların çoğunun sürücü hatasından kaynaklandığını söyledi.
Şener, gişe bölgelerinde en sık görülen kazaların iki aracın aynı gişeye girmeye çalışması, son anda gişe değiştirme, yavaşlayan araca arkadan çarpma veya yanlış gişeye girip geri manevra yapılması nedeniyle meydana geldiğini ifade etti.
Gişe alanlarına yaklaşırken hızın mutlaka düşürülmesi gerektiğini belirten Şener, bu bölgelerde hız limitinin genellikle 30 kilometre/saat civarında olduğunu hatırlattı.
Gişelerde ani manevralardan kaçının
Şener, sürücülerin gişeye yaklaşmadan önce hangi şeridi kullanacağını belirlemesi gerektiğini belirterek son anda yapılan şerit değişikliklerinin arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini artırdığını söyledi.
Gişe çıkışlarında ise sürücülerin ani hızlanma eğilimi gösterdiğine dikkat çeken Şener, gişe sonrası trafikte tüm araçların aynı anda hızlanabileceğini belirterek sürücülerin dikkatli ve kontrollü şekilde ilerlemesi gerektiğini sözlerine ekledi.





