AB-Hindistan anlaşmasının sonuçları Türkiye açısından olumsuz olacak
AB-Hindistan anlaşmasının sonuçları Türkiye açısından olumsuz olacak
İçeriği Görüntüle

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından kaydedilen verilere göre, Suriye'de 8 Aralık 2024'te sona eren 61 yıllık Baas rejiminin ardından Türkiye ile ticarette hareketlilik yaşandı. Bu durum, ihracat rakamlarına da yansıdı.

FARKLI KALEMLERDE BÜYÜK GELİRLER SAĞLANDI

Türk ihracatçılar, 2024 yılında Suriye’ye gerçekleştirdikleri 1 milyar 514 milyon 101 bin dolarlık ihracatı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 69,6 artırarak 2 milyar 568 milyon 362 bin dolara yükseltti.

Sektörler arasında en yüksek artış, yüzde 35,4 ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve ürünlerinde görüldü. Bu kalemden toplam 700 milyon 76 bin dolar gelir sağlandı.

Kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı ise yüzde 78,6 artışla 299 milyon 84 bin dolara ulaşırken, elektrik ve elektronik ürünlerdeki ihracat yüzde 61’lik artışla 224 milyon 311 bin dolar olarak kaydedildi.

GAZİANTEP, SURİYE'YE İHRACATTA ZİRVEDE

İller bazında Suriye’ye en fazla ihracat, 652 milyon 986 bin dolarla Gaziantep’ten gerçekleştirildi. Kentin ihracatı, 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 35,7 artış gösterdi. İstanbul’dan 381 milyon 999 bin, Ankara’dan ise 281 milyon 750 bin dolarlık ihracat yapıldı.

TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, artan ihracatın tek seferlik gelişmelerin sonucu olmadığını, yıl boyunca sahada sürdürülen sistematik bir çalışmanın ürünü olduğunu vurguladı.

"BÖLGEDE YATIRIMLAR ARTTIKÇA KARŞILIKLI GÜVEN VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK GÜÇLENİYOR"

Kadooğlu, 2025’in Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinin daha kurumsal, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir zemine oturduğu bir yıl olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

Yıl boyunca ihracatçılarımızın sahadan ilettiği ihtiyaçları kamu otoriteleriyle eş zamanlı ele aldık. Sürekli temas ve çözüm odaklı yaklaşımımız, ulaştığımız ihracat rakamlarının temelini oluşturdu. Bu performans, Suriye pazarının sadece sınır illeriyle sınırlı kalmayıp, Türkiye genelindeki farklı üretim merkezlerini de kapsadığını gösteriyor. Bölgede yatırımlar arttıkça karşılıklı güven ve öngörülebilirlik güçleniyor, bu da ticari ilişkilerin hem hacmine hem de niteliğine yansıyor.

Kadooğlu ayrıca, Ortadoğu’daki istikrarın ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve uzun vadeli bir zemine oturmasını sağladığını ve Suriye’nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olmasının, Türkiye için yalnızca ikili ticareti büyütmekle kalmayıp Ortadoğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan geniş bir ticaret hattını güçlendirdiğini ifade etti.