ÖZEL HABER:GAMZE MİNE GÜMÜŞ
Orta Doğu’da son dönemde yaşanan askeri gerilim ve karşılıklı balistik füze saldırıları, modern savaşın en kritik alanlarından biri olan hava savunma sistemlerini yeniden gündemin merkezine taşıdı. İsrail ile İran arasında yaşanan gerilim ve bölgedeki füze saldırıları, gelişmiş savunma sistemlerine sahip ülkelerde bile hava savunmasının sınırlarını ortaya koydu.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin mevcut hava savunma kapasitesi ve gelecekteki savunma planlaması hakkında da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle balistik ve hipersonik füze tehditlerinin artması, ülkelerin savunma mimarisini yeniden şekillendirmesine neden oluyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan savunma sanayi analisti Yusuf Akbaba, modern savaş ortamında balistik füzelere karşı savunmanın son derece karmaşık ve maliyetli bir süreç olduğuna dikkat çekti.
“BALİSTİK FÜZELERE KARŞI SAVUNMA SON DERECE MALİYETLİ”
Türk Havadis’e konuşan Akbaba, balistik füzelere karşı hava savunmasının dünyanın en zor askeri alanlarından biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Balistik füzelere karşı hava savunma yapmak maalesef çok masraflı ve kesin sonuç vermeyen bir çalışma olarak karşımızda duruyor. Siz ne kadar sistem üretirseniz üretin, özellikle hipersonik füzeleri durduramadığınız durumlar olabiliyor.”
Hipersonik hızlara ulaşabilen modern füze sistemlerinin mevcut savunma teknolojilerini zorladığını vurgulayan Akbaba, bu nedenle dünyanın en gelişmiş ordularının bile bu alanda sürekli yeni teknolojiler geliştirmeye çalıştığını söyledi.
İSRAİL VE ABD ÖRNEĞİ TARTIŞMALARI YENİDEN ALEVLENDİRDİ
Son günlerde İsrail ile İran arasında yaşanan füze saldırılarının hava savunma sistemlerinin sınırlarını gözler önüne serdiğini belirten Akbaba, ABD ve İsrail gibi gelişmiş savunma altyapısına sahip ülkelerin bile tüm saldırıları tamamen engelleyemediğine dikkat çekti.
Akbaba, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“İsrail ve ABD’nin İran balistik füzelerine karşı son günlerde verdiği mücadeleden de gördüğümüz gibi milyarlarca dolarlık yatırımlar bile bazı durumlarda yeterli olmayabiliyor.”
Modern savaş ortamında hava savunma sistemlerinin yüzde yüz başarı sağlamasının mümkün olmadığını belirten Akbaba, bu nedenle ülkelerin çok katmanlı savunma mimarileri geliştirdiğini ifade etti.
“TÜRKİYE’NİN TAMAMEN KORUNMASI GERÇEKÇİ BİR HEDEF DEĞİL”
Türkiye’nin geniş yüz ölçümüne sahip bir ülke olduğuna dikkat çeken Akbaba, tüm ülke topraklarının yüzde yüz korunmasının gerçekçi bir hedef olmadığını vurguladı.
“Türkiye gibi çok geniş yüz ölçümüne sahip bir ülkenin yüzde yüz korunmasından bahsetmek gerçekçi olmaz. Bu tür iddialar toplumda yanlış bir güven algısı oluşturabilir,” diyen Akbaba, modern savunma stratejilerinin kritik noktaların korunmasına odaklandığını söyledi.
Bu kapsamda savunma planlamasının özellikle büyük şehirler, askeri üsler, enerji altyapıları ve stratejik tesislerin korunması üzerine yoğunlaştığını ifade etti.
TÜRKİYE ÇOK KATMANLI HAVA SAVUNMA MİMARİSİ KURUYOR
Türkiye son yıllarda yerli savunma sanayisine yaptığı yatırımlarla hava savunma alanında önemli projeler hayata geçiriyor. HİSAR ve SİPER gibi sistemler, Türkiye’nin çok katmanlı hava savunma mimarisinin temel unsurlarını oluşturuyor.
Akbaba’ya göre özellikle uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER, Türkiye’nin savunma kapasitesinde kritik bir rol oynayacak.SİPER B1 sisteminin yaklaşık 100 kilometre menzil kabiliyeti ile Türkiye’nin yüksek irtifa hava savunmasında önemli bir boşluğu doldurduğunu belirten Akbaba, bu sistemlerin ilerleyen süreçte Türkiye’nin savunma mimarisini daha güçlü hale getireceğini söyledi.
ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA KRİTİK BİR SAVUNMA DÖNEMİ
Savunma analisti Akbaba, Türkiye’nin savunma projeleri ve teknolojik yatırımları dikkate alındığında önümüzdeki 10 yılın hava savunma kapasitesi açısından kritik bir dönem olacağını belirtti.
Akbaba şu değerlendirmeyi yaptı:“Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türk ordusu hava savunma kapasitesi bakımından önemli bir noktaya gelecek. Bu süreçte özellikle büyük şehirler ve kritik tesisler çok daha güçlü bir şekilde korunabilecek.”
GELECEĞİN SAVAŞLARINDA FÜZE SAVUNMASI BELİRLEYİCİ OLACAK
Akbaba’ya göre modern savaş ortamında balistik ve hipersonik füze teknolojileri giderek daha kritik hale geliyor. Bu nedenle ülkeler sadece hava savunma sistemleri değil, aynı zamanda radar ağları, erken uyarı sistemleri, elektronik harp teknolojileri ve yapay zekâ destekli savunma sistemlerine de büyük yatırımlar yapıyor.
Türkiye’nin yerli savunma projeleri ve çok katmanlı hava savunma sistemi geliştirme hedefi de bu stratejik dönüşümün önemli bir parçası olarak görülüyor.Savunma sanayi analisti Yusuf Akbaba’ya göre tam güvenlik hiçbir ülke için mümkün olmasa da güçlü bir hava savunma mimarisi hem caydırıcılığı artırıyor hem de stratejik hedeflerin korunmasında kritik rol oynuyor.




