Türk suluboya sanatçısı Ahmet Öğreten, Astana'da Boğaz’dan Türkistan’ın geniş steplerine uzanan bir kültürel yolculuğu “Suyun Peşinden: Boğaz’dan Büyük Steplere” adlı sergisiyle gözler önüne seriyor. Sergi, 12 Şubat’ta Kazakistan'daki Barış ve Uzlaşma Sarayı’nda açıldı ve 60 suluboya eser ziyaretçilerle buluşuyor.
ANADOLU VE TÜRKİSTAN ARASINDAKİ BAĞLAR VURGULANIYOR
Sergideki eserler, geçmişten günümüze bir kronoloji izleyerek Türkistan ile Anadolu arasındaki tarihi ve kültürel bağları vurguluyor. Sanatçı, suluboya aracılığıyla Türk halklarının ortak kültürel kökenlerini keşfederken, eserlerinde hem tarih hem de doğa ile kurulan uyumu ön plana çıkarıyor.
Öğreten, sergi hazırlık sürecinde göçebe yaşamı, eski step gelenekleri, motifler ve Türk atalarının kullandığı objeleri araştırdı. “Atalarımızın stepteki yaşamına tanık oldukça, onların motiflerine, kullandıkları eşyalarına ve doğaya olan saygılarına hayran kaldım. Bu uyumu eserlerime yansıtmaya çalıştım,” dedi.

BÜYÜKELÇİ KAPUCU: TARİHİ ANLATIYI SANAT YOLUYLA PAYLAŞIYORUZ
Türkiye’nin Kazakistan Büyükelçisi Mustafa Kapucu ise serginin tarihsel boyutuna dikkat çekerek, “Bu sergi bir yolculuğun hikayesini anlatıyor. Atalarımızın topraklarından Boğaz’a uzanan tarihi bir anlatıyı sanat yoluyla paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
"SU, KÜLTÜRLERİ BİRBİRİNE YAKLAŞTIRIR"
Serginin temel metaforu su. Öğreten, suyun kültürler arasında mesafe yaratmak yerine bağ kurduğunu belirterek, “Su denildiğinde Boğaz’ın akışı, büyük steplerin sessizliği ya da Selçuklu ve Osmanlı sanatının estetiğini düşünebiliriz. Su, kültürleri birbirine yaklaştırır” dedi.

Sergi, 12 Mart’a kadar ziyaretçilere açık olacak ve konuklarına hem sanatın hem de Türk kültürünün ortak köklerini keşfetme fırsatı sunuyor.




