1996 yılının Ocak ayı sonunda Ege Denizi’nde tırmanan egemenlik gerilimi, Kardak Kayalıkları’nda icra edilen SAT harekâtı ile sahada fiilî dengeye kavuşturuldu. Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı SAT Komandoları, krizin sıcak çatışmaya dönüşmesini engelleyen kritik bir operasyon gerçekleştirdi.

KRİZİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREN KARAR

Başlangıçta Yunan Deniz Kuvvetleri’ne bağlı OYK unsurlarının bulunduğu Doğu Kardak Kayalığına yönelik bir planlama yapılmıştı. Ancak dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora Güven Erkaya’nın doğrudan emriyle, gerilimi tırmandırmadan sahada fiilî durum tesis edilmesi amacıyla boş olan Batı Kardak Kayalığı hedef olarak belirlendi.

DENİZDEN SESSİZ İNTİKAL

Harekât kapsamında her biri altışar personelden oluşan 12 SAT komandosu, iki adet zodyak botla ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait TCSG-62 botunun markajında denize açıldı. Operasyonun komutasını Ütğm. Ali Türksen ve Ütğm. Ercan Kireçtepe üstlendi.

ALTERNATİF PLAN DA HAZIRDI

Ana planın başarısız olması ihtimaline karşı, Yunan unsurlarının bulunduğu kayalığa Sikorsky helikopterleriyle hava indirme yapılmasını öngören alternatif harekât planı da eş zamanlı olarak hazır tutuldu. Bu durum, operasyonun askerî disiplin ve risk yönetimi açısından çok katmanlı şekilde planlandığını ortaya koydu.

01.40’TA FİİLÎ DURUM TESİS EDİLDİ

SAT Komandoları, saat 01.40’ta Batı Kardak Kayalığı’na amfibi sızma gerçekleştirerek kontrolü sağladı. Kayalık üzerindeki Yunan bayrağı indirildi, yerine Türk bayrağı toka edildi. Böylece sahada fiilî durum tesis edildi ve kriz askeri açıdan dengelendi.

GERİ ÇEKİLME VE DİPLOMASİ

31 Ocak sabahına karşı yürütülen askerî ve diplomatik temaslar sonucunda taraflar karşılıklı geri çekilme konusunda mutabakata vardı. Saat 08.00 itibarıyla kayalıklar terk edildi.

ASKERÎ TARİHTE NADİR BİR ÖRNEK

Kardak Kayalıkları’ndaki SAT harekâtı; tek kurşun atılmadan, doğru komuta kararı, zamanlama ve özel kuvvet kabiliyetiyle sahada stratejik dengeyi belirleyen nadir askerî örneklerden biri olarak Türk askerî tarihinde yerini aldı. Bu operasyon, kriz yönetimi ve caydırıcılık açısından hâlâ ders niteliği taşıyor.