Eğitim Gücü Sen’de son günlerde yaşanan gelişmeler sendika içinde yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Görevden alındıklarını belirten bazı il başkanları kamuoyuna yaptıkları ortak açıklamada, sendika yönetiminin demokratik seçim talebine karşı tahammülsüz bir tutum sergilediğini öne sürdü.
Açıklamada, sendika delegelerinin önemli bir bölümünün genel başkanın son dönemde benimsediği yönetim anlayışına yönelik rahatsızlıklarını dile getirdiği ve bu kapsamda olağanüstü seçim talebinde bulunduğu ifade edildi. Metinde, 91 delegenin sendika tüzüğünün kendilerine tanıdığı açık ve meşru hakka dayanarak seçim talep ettiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Delegelerin seçim istemesi sendikal demokrasinin en doğal ve en meşru mekanizmasıdır. Sandıkla çözülmesi gereken bir mesele, görevden alma ve itibarsızlaştırma yöntemleriyle bastırılmaya çalışılmıştır.”
“Ağır ithamlar sendikal kültürle bağdaşmıyor”
Görevden alınan il başkanlarının ortak açıklamasında, sendika içinde farklı düşünen yöneticiler ve üyeler hakkında kullanılan bazı ifadelerin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Açıklamada, farklı görüşteki sendika yöneticileri için “fitne grubu”, “çapulcu” ve “şerefsiz” gibi ifadelerin kullanıldığının belirtildiği ve bu dilin sendikal kültürle bağdaşmadığı ifade edildi.Metinde, demokratik taleplerin bu tür ifadelerle hedef gösterilmesinin sendika içinde gerilimi artırdığına dikkat çekildi.
“10 il başkanı görevden alındı”
Ortak açıklamada ayrıca sendika yönetimine yönelik dikkat çeken bir iddia da yer aldı. Açıklamaya göre genel başkanın kendisini eleştiren ve seçim talebini dile getiren 10 il başkanını herhangi bir yönetim kurulu kararından önce genel başkan tarafından ifade edildiği ardından yönetim kurulu karalı alındığı öne sürüldü.
Açıklamada bu durumun sendika içinde bir tasfiye girişimi olduğu savunularak şu değerlendirmeye yer verildi:“Bu açık tasfiye girişimi bununla da sınırlı kalmamış, sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarla bizler kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır.”
“Atatürk ve bayrak üzerinden itham kabul edilemez”
Metinde ayrıca bazı sosyal medya paylaşımlarına da tepki gösterildi. Görevden alınan il başkanları, kendilerine yönelik yapılan bazı ithamların son derece ağır ve mesnetsiz olduğunu savundu.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:“Bizler bu ülkenin bayrağını, Cumhuriyetini ve Mustafa Kemal Atatürk’ünü baş tacı eden eğitimcileriz. Vatanına, bayrağına ve Atatürk’e bağlı il başkanlarını terör imasıyla toplum önünde hedef göstermek siyasi ve ahlaki açıdan kabul edilemez.”
“Sendikalar kimsenin şahsi mülkü değildir”
Görevden alınan il başkanları, sendikaların üyelerin emeği ve demokratik iradesiyle var olan kurumlar olduğunu vurguladı.
Açıklamada, sendikaların herhangi bir kişinin mutlak iradesiyle yönetilemeyeceği ifade edilerek şu değerlendirme yapıldı:“Sendikalar hiç kimsenin şahsi mülkü değildir. Sendikalar üyelerin emeği, iradesi ve demokratik katılımıyla var olan kurumlardır.”
Hukuki mücadele mesajı
Açıklamanın sonunda görevden alınan il başkanları mücadelelerinin makam veya koltuk mücadelesi olmadığını belirterek sendikal demokrasinin korunması için mücadele edeceklerini ifade etti.
Metinde şu ifadeler yer aldı:
“Görevden alınmış olmamız demokratik ve hukuki mücadelemizin sona erdiği anlamına gelmez. Sendikamızı ayrıştırıcı dile, keyfi tasarruflara ve demokrasi dışı uygulamalara teslim etmeyeceğiz.”
Görevden alınan isimler
Ortak açıklamaya imza atan isimler ise şu şekilde sıralandı:
- Zülfiye Özcan
- Serkan Günaydın
- Numan Bayca
- Nezir Danış
- Yunus Terzi
- Şifai Kaya
- Emre Özdemir
Görevden alınan il başkanları, sendika içindeki demokratik süreçlerin korunması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek kamuoyuna saygıyla duyuruda bulunduklarını ifade etti.





