Tarihçi ve strateji uzmanı Naim Babüroğlu, Suriye yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan son entegrasyon anlaşmasına ilişkin değerlendirmesinde, metindeki askeri ve idari düzenlemelerin klasik birleşme modelinden farklı sonuçlar üretebileceğini belirtti.
Babüroğlu’nun paylaştığı analizde, anlaşma kapsamındaki bazı güvenlik başlıklarının doğrudan merkezi komuta yapısına bağlanmadığı, bunun da pratikte ayrı bir askeri organizasyon görüntüsü oluşturabileceği görüşü öne çıktı.
KOMUTA VE GÜVENLİK DÜZENLEMELERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yapılan değerlendirmede özellikle cezaevi güvenliği, yerel askeri birliklerin statüsü ve tugay yapılanmaları gibi başlıkların altı çizildi. Babüroğlu, bazı birliklerin resmi çatı altına alınsa da emir-komuta zincirinin farklı kalmasının sahadaki güç dengesini etkileyeceğini savundu.
Haseke ve çevresindeki askeri-idari yapılanmaya işaret eden Babüroğlu, yerel atama ve güvenlik sorumluluklarının niteliğinin de tartışma yaratabilecek bir model ortaya koyduğunu ifade etti.
“TARİHSEL MODELLERLE BENZERLİK” VURGUSU
Babüroğlu ayrıca bölgedeki yapılanmayı tarihsel örneklerle kıyaslayarak, dış destekli yerel güvenlik modellerinin geçmişte de benzer şekilde kurgulandığını belirtti. Mevcut çerçevenin yeni bir güvenlik mimarisi oluşturduğunu dile getiren Babüroğlu, bunun bölgesel sonuçlarının yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti.
Uzman değerlendirmelerine göre anlaşmanın gerçek etkisi, önümüzdeki süreçte sahadaki uygulama ve komuta bütünlüğünün nasıl şekilleneceğine bağlı olarak netleşecek.




