Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş’ın değerlendirmelerine göre Türkiye, savunma sanayiinde kritik bir eşiği geride bıraktı. Sektör artık Ar-Ge odaklı süreçten çıkarak seri üretim ve büyüme dönemine girmiş durumda.

Yerlilik oranı tarihi seviyede

Son yıllarda savunma sanayiinde yerli üretim oranı ciddi şekilde arttı.

TCG Gelibolu’dan Libya’da denizcilik eğitimi
TCG Gelibolu’dan Libya’da denizcilik eğitimi
İçeriği Görüntüle
  • Yerlilik oranı %80’in üzerine çıktı
  • Türkiye dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttı

Bu gelişme, teknoloji bağımsızlığı açısından kritik bir adım olarak görülüyor.

1.400 proje, 100 milyar doları aşan hacim

Türkiye genelinde savunma alanında yürütülen projelerin sayısı ve büyüklüğü dikkat çekiyor.

  • Yaklaşık 1.400 proje aktif şekilde yürütülüyor
  • Toplam büyüklük 100 milyar doların üzerinde
  • Savunma ihracatı 10 milyar doları geçti

Bu veriler, sektörün küresel ölçekte büyüdüğünü ortaya koyuyor.

KAAN ve yeni nesil projeler sahada

Savunma sanayiinde geliştirilen ileri teknoloji platformlar yeni dönemin merkezinde yer alıyor.

  • KAAN (5. nesil savaş uçağı)
  • KIZILELMA
  • ANKA-3
  • HÜRJET

Bu projelerin önemli kısmının önümüzdeki yıllarda envantere girmesi planlanıyor.

90 bin kişilik dev insan kaynağı

Savunma sanayiinde istihdam da hızla büyüyor.

  • Yaklaşık 90 bin kişi sektörde çalışıyor
  • Türkiye’de yaş ortalaması 34 ile dünya ortalamasının oldukça altında

Bu durum, genç ve dinamik bir üretim gücüne işaret ediyor.

Yapay zeka ve otonom sistemler öne çıkıyor

Geleceğin savunma teknolojilerinde yapay zeka ve otonom sistemler belirleyici olacak. Türkiye, bu alanlarda Ar-Ge çalışmalarını hızlandırarak rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Türkiye küresel savunma liginde yükseliyor

Türk savunma ürünleri bugün:

  • 185 ülkede kullanılıyor
  • 230’dan fazla ürün ihraç ediliyor

Bu tablo, Türkiye’nin savunma sanayiinde küresel bir oyuncu haline geldiğini gösteriyor.

Savunmada hedef: Caydırıcılık

Yetkililer, savunma sanayiinin temel amacının savaş değil, caydırıcılık olduğunu vurguluyor. Güçlü bir savunma altyapısı, Türkiye’nin uluslararası alandaki etkinliğini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Türkiye savunma sanayiinde artık sadece geliştiren değil, seri üretim yapan ve ihraç eden güçlü bir ülke konumuna yükseliyor. Bu dönüşümün önümüzdeki yıllarda daha da hızlanması bekleniyor.