Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 12 Mart tarihli Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin özetini yayımladı. Özette, şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmelerin küresel ölçekte belirsizliği artırdığı ve risk iştahında bozulmaya yol açtığı ifade edildi.
Enerji arzına ilişkin sorunlar, tedarik zincirlerindeki aksamalar ve artan taşıma maliyetlerinin emtia fiyatlarında yüksek oynaklığa neden olduğu belirtilirken, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı.
Merkez bankalarının bu süreçte hem enflasyon hem de büyüme ve istihdam üzerindeki olası olumsuz etkileri birlikte değerlendirdiği kaydedildi.
“Portföy çıkışları arttı, riskler güçlendi”
Özette, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerine de dikkat çekilerek, artan belirsizlikler nedeniyle hisse senedi piyasalarından portföy çıkışlarının gözlendiği ifade edildi.
TCMB, bu gelişmeler doğrultusunda portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü risklerin güçlendiğini belirtirken, küresel büyüme görünümünün de aşağı yönlü revize edildiğini açıkladı. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarına göre hesaplanan küresel büyüme endeksinin 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 2,2 seviyesinde artmasının beklendiği bildirildi.
Cari açıkta artış sinyali
Merkez Bankası, jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımalarının mart ayı itibarıyla daha net hissedileceğini belirtti. Özette, bu gelişmelerin cari açık üzerinde olumsuz etki yaratmasının beklendiği ifade edildi.
Cari işlemler dengesine ilişkin yapılan değerlendirmede, 12 aylık birikimli cari açığın 32,9 milyar dolara yükseldiği, şubat ayında ise artış eğiliminin devam edeceğinin öngörüldüğü kaydedildi.
Ayrıca yapılan revizyon sonrası 2025 yılı cari açığının 30,1 milyar dolara yükseldiği ve milli gelire oranının yüzde 1,9 seviyesine çıktığı bilgisi paylaşıldı.
Faizler yükseldi, kredi büyümesi yavaşladı
Özette, finansal koşullara ilişkin dikkat çeken veriler de yer aldı. Buna göre Türk lirası mevduat faizleri yüzde 44,4 seviyesine yükselirken, ticari kredi faizleri yüzde 48,3’e çıktı.
İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 59 seviyesine ulaşırken, konut ve taşıt kredilerinde ise gerileme görüldü.
Kredi büyüme hızında yavaşlama dikkat çekerken, bireysel ve ticari kredilerde büyüme oranlarının yüzde 2,7 seviyesine gerilediği belirtildi.
Rezervler geriledi, CDS yükseldi
TCMB verilerine göre brüt uluslararası rezervler 6 Mart itibarıyla 197,5 milyar dolara gerilerken, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 254 baz puana yükseldi.
Kur oynaklığında da artış gözlenirken, Türk lirasının kısa ve uzun vadeli oynaklık oranlarında yükseliş kaydedildi.
Büyüme sürüyor ama ivme zayıf
Ekonomik büyümeye ilişkin değerlendirmede, 2025 yılının son çeyreğinde ekonominin yüzde 3,4 büyüdüğü, yıl genelinde ise büyümenin yüzde 3,6 olarak gerçekleştiği belirtildi.
Özel tüketim ve yatırımlar büyümeye katkı sağlarken, net ihracatın büyümeyi sınırladığı ifade edildi. Özellikle sanayi üretiminde zayıf seyir dikkat çekerken, üretim eğiliminin halen kırılgan olduğu vurgulandı.
İstihdam ve iç talep verileri
Ocak ayında istihdamın 32 milyon seviyesinde gerçekleştiği ve bir önceki döneme göre düşüş yaşandığı belirtilirken, işsizlik oranının yüzde 8,1’e gerilediği kaydedildi.
Perakende satışlar ve kartlı harcamalarda sınırlı artış gözlenirken, otomobil ve beyaz eşya satışlarında gerileme dikkat çekti.
Dış ticaret ve altın ithalatı etkisi
Şubat ayında ihracat ve ithalatın arttığı, ancak dış ticaret açığının yükseldiği ifade edildi. Altın fiyatlarındaki artışın ithalatı desteklediği ve 12 aylık altın ithalatının 23,4 milyar dolara ulaştığı belirtildi.
Cari açığın finansmanında ise bankacılık sektörünün güçlü borç çevirme oranını koruduğu kaydedildi.




