Kazakistan hükümeti, son yıllarda su seviyesindeki düşüşle gündeme gelen Hazar Denizi’nin korunması ve bilimsel olarak incelenmesi amacıyla önemli bir adım attı. Ülke yönetimi, Hazar Denizi’nin ekolojik dengesini korumak üzere 1,1 milyar tengeyi (yaklaşık 2,2 milyon dolar) hükümet rezervinden finanse etme kararı aldı.
FON HAZAR DENİZİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜNE AKTARILACAK
Başbakan Oljas Bektenov tarafından imzalanan kararnamede, ayrılan fonun özellikle Hazar kıyısındaki Aktau şehrinde geçen yıl kurulan Hazar Denizi Bilimsel Araştırma Enstitüsü’ne aktarılacağı belirtildi. Finansmanın, enstitünün bilimsel araştırma kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediği vurgulandı.
Karar kapsamında kaynakların, deniz izleme faaliyetlerinde kullanılacak yeni ekipmanların temini ile hidrobiyoloji ve hidrokimya laboratuvarlarının donatılmasına yönlendirileceği ifade edildi. Bu sayede enstitü, deniz alanında kapsamlı izleme çalışmaları yapabilecek; hidrometeorolojik ve biyolojik parametreleri düzenli olarak takip ederek Kazakistan’ın denizle ilgili bilimsel veri tabanını geliştirebilecek.
Hazar Denizi’nin en uzun kıyı şeridine sahip olan Kazakistan, denizin su seviyesindeki gerilemeden büyük endişe duyuyor. Aynı zamanda Hazar, ülke için petrol sahaları ve Avrupa’ya açılan transit güzergahlar açısından stratejik önem taşıyor.
TÜRKİYE'Yİ TÜRKİSTAN'A BAĞLAYAN KÖPRÜ: HAZAR DENİZİ
Hazar Denizi, yalnızca dünyanın en büyük kapalı gölü değil, aynı zamanda Türk Dünyası için kritik bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Enerji, ticaret ve ekoloji açısından büyük öneme sahip olan deniz, özellikle Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan gibi kıyıdaş ülkeler için hayati bir kaynaktır. Hazar, zengin petrol ve doğal gaz rezervleriyle bölge ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Kazakistan ve Azerbaycan, bu enerji kaynaklarını hem iç tüketim hem de uluslararası ihracat için kullanarak ekonomik ve diplomatik güçlerini artırıyor.

Deniz Asya ile Avrupa arasında önemli bir transit koridor işlevi görmesinin yanı sıra Türkiye ile Türkistan'ı birbirine bağlayan bir köprü niteliği taşımaktadır. Hazar üzerinden taşınan enerji ve ticaret ürünleri, Türk Dünyası’nın ekonomik entegrasyonunu güçlendiriyor ve bölgesel iş birliğini teşvik ediyor. Ancak su seviyesindeki düşüş, ekolojik dengeyi tehdit ediyor; balıkçılık, tarım ve yerleşim alanları doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Hazar’ın korunması, sürdürülebilir yönetimi ve bilimsel izleme çalışmaları, Türk Dünyası’nın geleceği için kritik önem taşıyor.




