İntörnler, 24 saatten uzun süren nöbetlerin ardından herhangi bir dinlenme hakkı tanınmaksızın çalışmaya zorlandıklarını belirterek, “Bu bir lütuf talebi değil, evrensel ve anayasal bir haktır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, intörn doktorların nöbet ertesi izin haklarının tanınmamasının Anayasa, ilgili yönetmelikler ve tıp eğitimine ilişkin etik ilkelerle çeliştiği vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50. maddesine atıfta bulunulan açıklamada, “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır” hükmüne dikkat çekilerek, kesintisiz nöbet uygulamalarının anayasal hak ihlali niteliği taşıdığı ifade edildi.

Intörn 2

YÖNETMELİKLERE AYKIRILIK VURGUSU

Memur sendikacılığında dijital tartışma: “Üyelik hâlâ kağıt üzerinden yürüyor”
Memur sendikacılığında dijital tartışma: “Üyelik hâlâ kağıt üzerinden yürüyor”
İçeriği Görüntüle

İntörn doktorlar, nöbet sonrası izin uygulamasının Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği başta olmak üzere ilgili mevzuatta açıkça düzenlendiğini, buna karşın intörn statüsünün yarattığı boşluğun suistimal edildiğini ileri sürdü. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi İntörn Doktor Yönergesi’ne atıf yapılan açıklamada, nöbet tutan intörn doktorların ertesi gün izinli sayıldığına dikkat çekildi.

Ayrıca, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 41/e maddesinde yer alan “Gece nöbeti tutanlara ertesi günü görev verilmez” hükmünün intörn doktorlara uygulanmamasının hukuki düzenlemelerle çeliştiği belirtildi.

HASTA GÜVENLİĞİ UYARISI

Uzun nöbet sürelerinin tıp hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediğini belirten intörn doktorlar, uykusuzluk ve tükenmişlik halinin tanı hatalarını artırdığına dikkat çekerek, “Bu durum yalnızca bizleri değil, hastalarımızı da doğrudan risk altına sokmaktadır” ifadelerine yer verdi.

KURUMSAL BİR ÇERÇEVEYE YERLEŞTİRİLMELİ

Açıklamada, intörn doktorların taleplerinin kamuoyuyla paylaşıldığı ifade edildi. Buna göre, 36 saate varan kesintisiz çalışma uygulamasının sona ermesi, günlük çalışma süresinin 08.00–17.00 saatleri arasında sınırlandırılması, nöbetlerin üç günde birden sık olmamak üzere ayda en fazla sekiz olacak şekilde düzenlenmesi ve gece nöbeti tutan intörn doktorlara ertesi gün koşulsuz izin verilmesi talep edildi. Ayrıca intörnlüğün hizmet açığını kapatmak amacıyla değil, eğitim hedefli bir süreç olarak uygulanması gerektiği vurgulandı.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem VI İntörnlük Eğitimi Yönergesi’nin bu doğrultuda güncellenmesi ve tüm sürecin demokratik ile katılımcı bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği belirtildi.İntörnler, nöbet sonrası izin uygulamasının kişisel inisiyatiflere bağlı olmaktan çıkarılarak kurumsal ve yazılı bir yapıya kavuşturulmasını istedi.

“BU BİR AYRICALIK DEĞİL”

Topluluk açıklamasının sonunda, taleplerinin “ayrıcalık değil, hukuki ve insani bir hak” olduğu ifade edilerek, “İnsan onuruna uygun, hukuka bağlı ve hasta güvenliğini esas alan çalışma koşullarının sağlanması zorunludur” denildi. İntörn doktorlar ayrıca destek veren meslektaşlarına teşekkür ederek, dayanışmanın önemine vurgu yaptı.

Açıklamanın ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi yönetiminden konuya ilişkin henüz resmi bir yanıt gelmedi.