Geçen yıl zorla Çin'e gönderilen 40 Uygur Türkünün akıbeti hala bilinmiyor
Geçen yıl zorla Çin'e gönderilen 40 Uygur Türkünün akıbeti hala bilinmiyor
İçeriği Görüntüle

Bugün, Türk tarihinin en parlak kahramanlarından biri olan Kül Tigin’in ölüm yıl dönümü olarak anılıyor. 684 yılında doğan Kül Tigin, daha yedi yaşındayken babası Kutluk Kağan (İlteriş)’in vefatıyla erken yaşta hayatın zorluklarıyla tanıştı. Ağabeyi Bilge Kağan ile birlikte, amcaları Kapağan Kağan tarafından büyütüldü. Kapağan Kağan, Türk töresine aykırı hareket ederek kendi oğlunu veliaht ilan etti ve yeğenlerinin iktidar hakkını geçersiz kıldı.

Kapağan Kağan’ın vefatının ardından Kül Tigin, tıpkı Mete Han’ın önceki dönemlerde yaptığı gibi güçlü bir hamleyle iktidarı ele geçirdi. Kapağan’ın oğlunu destekleyen beyleri tasfiye etti, önceki dönemde geri planda kalan Tonyukuk ve Alp Eletmiş gibi önemli isimleri yanına çekerek devleti yeniden yapılandırdı. Ağabeyi Bilge Kağan’ı İkinci Göktürk Kağanlığı tahtına oturturken, sahadaki gerçek güç, ordu komutanı olarak Kül Tigin’in elindeydi.

YENİLMEZ SAVAŞÇI KÜL TİGİN

Kül Tigin’in kahramanlık öyküleri genç yaşta başladı. Henüz 16 yaşındayken amcası Kapağan Kağan ile birlikte Çin’e karşı gerçekleştirilen 50 bin kişilik bir savaşa katıldı. Cesareti ve savaş yeteneği, savaşın seyrini değiştirecek kadar etkili oldu. 21 yaşında, Çinli general Caca ile yapılan savaşta üç atını kaybetmesine rağmen mücadelesini sürdürdü. Orhun Kitabeleri, Kül Tigin’in 100’den fazla atılan ok arasında hayatta kalarak düşmana karşı mücadeleye devam ettiğini ve bu savaşın kazanılmasında önemli rol oynadığını kaydeder.

26 yaşında, Göktürk Devleti’ne başkaldıran Kırgızlara karşı düzenlenen Sanga Dağı seferine katılan Kül Tigin, savaş alanındaki başarılarıyla Çin kaynaklarında “Yenilmez Savaşçı” olarak nitelendirildi. Orhun Yazıtları, Kül Tigin’in bu savaşta elinde bir hançerle dokuz düşmanı etkisiz hale getirdiğini ve Türk ordusunun moralini yükselttiğini aktarır.

TAHT KAVGASINA DÜŞMEDEN DEVLET YÖNETTİLER

Kül Tigin’in liderliği yalnızca savaş meydanlarıyla sınırlı değildi; ülkesindeki isyanları bastırarak, devleti ve halkı güven içinde yönetti. Ağabeyi Bilge Kağan ile birlikte, ender görülen bir şekilde taht kavgalarına düşmeden devleti uyum içinde idare etti.

47 YAŞINDA VEFAT ETTİ

Kül Tigin, 27 Şubat 731’de 47 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünün ardından düzenlenen yuğ töreni, Türkistan ve çevresindeki birçok devletin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Çin, Kıtan, Tatabı, Tibet, İran, Soğd, Buhara, Türgiş ve Kırgız boyları törene katılarak, Kül Tigin’in sadece kendi ülkesinde değil, bölgesel ölçekte de ne denli saygı gören bir lider olduğunu gösterdi.

BİLGE KAĞAN, ANISINA BENGÜ TAŞI DİKTİRDİ

732 yılında ağabeyi Bilge Kağan, Kül Tigin’in anısına Bengü Taşı diktirdi ve ona “İnançu Apa Yargan Tarkan” unvanını verdi. Bu anıt, Baykal Gölü güneyindeki Koşo Çaydam gölü yakınlarında yer almakta.

Bengü Taşı'nda yer alan ifade şudur:

Türk Bilge Hagan ayukıka inim Kül Tiginig küzedü olurttum.İ nançu Apa Yargan Tarkan Atıg birtim Anı Ögtürtüm (Türk Bilge Kağanı, nezaret etmek üzere, küçük kardeşim Kül Tigini gözeterek oturdum. İnançu Apa Yargan Tarkan adını verdim. Onu övdürdüm.)

VEFATI ORHUN KİTABELERİNE KAYDEDİLDİ

Kül Tigin’in Orhun Yazıtları’ndaki yeri, onun hem bir savaşçı hem de bir devlet adamı olarak Türk tarihine yaptığı katkıları gösterir. Orhun Kitabeleri’nde ise Kül Tigin'in 47 yaşında, Koyun yılının on yedinci günde hayata veda ettiği kaydedilir. Kül Tigin anıtı Kuzey-doğu yüzünde, “Kül Tigin kony yılka yiti yigirmike uçdı” ifadesiyle onun ölümü kaydedilmiştir. Kuzey Yüzü, ll-13'te ise şu ifade yer alır:

"Yas tutanlar ve ağıtçılar, Kıtay ve Tatabı halkından Udar general ile birlikte geldi. Çin kağanından İsiyi Likeng, on binlik hazine, altın ve gümüş getirdi. Tibet kağanından vezir geldi. Batıdan, Soğd ve Buhara halkından Enik general ve Oğul Tarkan katıldı. On Ok oğlum Türgiş kağanından Makaraç mühürdar, Oğuz’dan Bilge mühürdar geldi. Kırgız kağanından Tarduş İnançu Çor yer aldı. Türbe yapımı ve kitabe taşları Çin kağanının yeğeni Çang general tarafından hazırlandı."

Kül Tigin Anıtı

Bu kapsamlı törene, Çin, Kıtan, Tatabı, Tibet, İran, Soğd, Buhara, Türgiş, Kırgız ve diğer devlet boyları katıldı. 732 yılında ise Orhon başkentine, cenaze törenine katılmak üzere Buhara’dan Ogul-Tarhan elçisi gönderildi.

Kül Tigin’in ölüm töreni, yalnızca Göktürk halkı için değil, bölgedeki birçok devlet ve boy için de büyük bir önem taşıyan diplomatik bir etkinlik olarak kayıtlara geçti.

Kül Tigin, sadece bir asker olarak değil, aynı zamanda ağabeyiyle birlikte devleti yöneterek, Türk devlet geleneğinin korunmasında ve güçlendirilmesinde kritik bir rol oynamıştır. Bugün onun mirası, Orhun Yazıtları ve Kül Tigin Anıtı aracılığıyla yaşamaya devam ediyor.