İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin ortak yürüttüğü çalışmalar, Gediz Havzası’ndaki kirliliğin giderek arttığını ortaya koydu. Nehir ve kollarından düzenli olarak alınan numuneler, İzmir ve Manisa’daki akredite laboratuvarlarda analiz edilerek aylık raporlar halinde değerlendiriliyor.

Gediz ana yatağı, Ağıldere ve Nif Çayı dahil onlarca noktadan yapılan ölçümler, kirliliğin sadece bölgesel değil, havzanın tamamını etkileyen bir sorun haline geldiğini gösteriyor.

Su kalitesi alarm seviyesinde

Ocak ve Şubat 2026 verilerine göre Gediz Nehri’ndeki su kalitesi birçok noktada üçüncü sınıf seviyede ölçüldü. Toplam azot ve fosfor değerlerinin sınırların üzerinde olması, tarımsal ve evsel kirliliğin yoğunluğunu ortaya koyarken; iletkenlik, kimyasal ve biyolojik oksijen ihtiyacı gibi göstergeler de “orta derecede kirli su” seviyesine işaret ediyor.

Raporda ayrıca bromür, alüminyum, demir ve bakır gibi maddelerin sınır değerlerin üzerinde olması, endüstriyel kirliliğin de ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Gediz kirli giriyor, Körfez’e kadar taşıyor

Uzmanlara göre Gediz Nehri, Manisa sınırlarından itibaren kirlenmiş şekilde İzmir’e ulaşıyor ve bu yükü İzmir Körfezi’ne kadar taşıyor. Nehir, sanayi atıkları, tarımsal kimyasallar ve evsel atıkların birleştiği bir hat haline gelmiş durumda.

Gediz’in Körfez’i kirleten 33 dereden biri olduğu belirtilirken, kirliliğin çok yönlü ve birikimli bir etki yarattığı vurgulanıyor.

Tarım ve sulama için ciddi risk

Uzmanlar, Gediz suyunun artık birçok noktada içme suyu olarak kullanılamadığı gibi hayvanlar için de uygun olmadığını ifade ediyor. Özellikle Menemen Ovası başta olmak üzere geniş tarım alanlarında kullanılan sulama suyunun, toprak verimliliğini düşürdüğü ve ürün kalitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor.

Ağır metaller ve organik kirleticilerin toprakta birikerek bitkilere kadar ulaşabildiği, bunun da uzun vadede ciddi bir gıda güvenliği riski oluşturduğu dile getiriliyor.

“Gediz nehir olmaktan çıkabilir” uyarısı

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu, gerekli önlemler alınmazsa Gediz’in doğal yapısını tamamen kaybedebileceği uyarısında bulundu.

Kurucu, nehrin giderek bir atık su kanalına dönüşme riski taşıdığını belirterek, ekosistemdeki canlı yaşamının da hızla yok olduğunu ifade etti. Geçmişte balık türleriyle bilinen nehirde son 30-35 yılda ciddi bir kayıp yaşandığına dikkat çekildi.

İzmir’de hastanede yanlış teşhis krizi: “Hayatımızı kabusa çevirdi”
İzmir’de hastanede yanlış teşhis krizi: “Hayatımızı kabusa çevirdi”
İçeriği Görüntüle

Yeraltı suyu için kritik uyarı

En büyük riskin yeraltı sularında olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu kaynakların kirlenmesi halinde geri dönüşün mümkün olmadığını vurguluyor. Nitrat ve ağır metal kirliliğinin yeraltı suyuna karışmasının, bölge için en kritik eşik olduğu ifade ediliyor. Raporda, kirliliğin başlıca kaynakları arasında sanayi atıkları ve tarımsal faaliyetler öne çıkarken, arıtma tesislerinin yaygınlaştırılması ve denetimlerin artırılması gerektiği belirtiliyor.