Türkiye genelinde konut piyasasında fiyat artışları son bir yılda enflasyon çizgisine yakın seyretti. Özellikle yeni sayılabilecek dairelerde artış oranı enflasyona yakın gerçekleşirken, büyükşehir segmentinde tablo belirgin biçimde ayrıştı. Bazı illerde metrekare fiyatlarındaki yükseliş, genel enflasyon oranının üstüne çıkarak reel değer artışı yarattı.

YENİ KONUTLARDA FİYAT ARTIŞI ENFLASYONA YAKIN SEYRETTİ

Son veriler, yaşı dört yılın altında olan konutlarda yıllık fiyat artışının yaklaşık yüzde 31 bandında gerçekleştiğini gösteriyor. Bu oran, yıllık enflasyon seviyesine oldukça yakın bir çizgide kaldı. Ortalama yeni konut bedeli ise milyonlarca lira seviyesine yükseldi.

Bu görünüm, ülke genelinde konutun nominal olarak değer kazandığını, ancak reel artışın sınırlı kaldığını ortaya koydu.

BÜYÜKŞEHİRLERDE DENGE BOZULDU

Büyükşehir statüsündeki iller ayrı incelendiğinde ise farklı bir fiyat dinamiği ortaya çıktı. Çok sayıda büyükşehirde konut fiyat artışı yıllık enflasyon oranını geçti. Böylece bu illerde mülk sahipleri reel bazda kazanç elde etti.

Rekor üstüne rekor: Bakırda yükseliş devam ediyor!
Rekor üstüne rekor: Bakırda yükseliş devam ediyor!
İçeriği Görüntüle

Talep yoğunluğu, göç hareketi, arsa sınırlılığı ve yeni proje arzının yavaşlaması bu ayrışmanın temel nedenleri arasında gösteriliyor.

YÜZDE 40 SINIRINI AŞAN 4 ŞEHİR ÖNE ÇIKTI

Yıllık konut fiyat artışında yüzde 40 eşiğini aşan dört büyükşehir dikkat çekti:

Muğla — yıllık artış %46+

Ankara — yıllık artış %46+

Denizli — yıllık artış %42+

Diyarbakır — yıllık artış %40+

Bu illerde metrekare fiyatları hızlı yükselirken, sınırlı stok ve güçlü talep etkili oldu.

İSTANBUL VE DİĞER BÜYÜK MERKEZLERDE SON DURUM

Megakent İstanbul’da artış oranı enflasyonun üzerinde kalmaya devam etti ancak zirve grubunun gerisinde yer aldı. Antalya, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi merkezlerde de fiyat yükselişi güçlü seyrini korudu. Anadolu şehirlerinde ise seçili merkezler yatırımcı ilgisi çekmeye başladı.

KONUTTA “PEŞİN” AĞIRLIKLI PİYASA

Sektör temsilcileri, konut piyasasında fiyat artışlarının kredi balonuna dayanmadığını özellikle vurguluyor. Satışların büyük bölümünün peşin veya düşük kredi oranlı gerçekleşmesi, borç kaynaklı kırılganlığı sınırlayan ana unsur olarak görülüyor.

YIPRANMA PAYI SÜRESİ KISALDI

Uzman değerlendirmelerine göre kira gelirlerindeki artışla birlikte konutun yıpranma payı süresi yaklaşık 13–14 yıl bandına kadar geriledi. Bu tablo, fiyat hareketlerinin spekülatif değil; gelir ve maliyet temelli ilerlediği görüşünü güçlendiriyor.

Genel çerçeve netleşiyor: Konutta ülke ortalaması enflasyonla yarışırken, bazı büyükşehirlerde kazancı belirleyen ana faktör yine konum oluyor.