Kökleri Türkistan'a uzanan ve Anadolu’da gelişerek dünya mirasına dönüşen ebru sanatı, bu kez doğduğu topraklara anlamlı bir sergiyle geri döndü. Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçiliği’nin desteği ve Ebristan Vakfı’nın organizasyonuyla hazırlanan “Ebru Sanatının Ata Yurduna Yolculuğu” sergisi, 31 Mart’ta Gapar Aitiev Kırgız Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi’nde açıldı.

SUYUN ÜZERİNE NAKŞEDİLEN ORTAK HAFIZA

Açılış töreninde konuşan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, serginin Türk dünyası açısından sembolik bir anlam taşıdığını belirtti. Ebrunun, Türkistan'ın kültürel birikimi ile Anadolu’nun estetik anlayışını buluşturan güçlü bir sanat dalı olduğunu ifade eden Raev, bu sanatın ortak hafızayı yansıttığını vurguladı. Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün burada sadece bir sergi açmıyoruz; suyun üzerine nakşedilen ortak hafızamızı selamlıyoruz. Ebru, Orta Asya’nın bilgeliğini Anadolu’nun estetiğiyle birleştiren sessiz ama çok güçlü bir köprüdür. Bir yazar ve sanat adamı olarak biliyorum ki; suyun üzerine düşen her damla boya, aslında kardeşliğimizin birer imzasıdır. Bu sanatın Bişkek’te, ata yurdunda bu denli güçlü bir şekilde temsil edilmesi, Türk Dünyası'nın kültürel bütünlüğünün en güzel kanıtıdır."

Ebru Bi̇şkek

"ORTAK RUH KÖKLERİMİZİN NE KADAR CANLI OLDUĞU KANITLANMIŞTIR"

Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem ise ebru sanatının UNESCO tarafından insanlığın ortak mirası olarak kabul edildiğini hatırlatarak, bu kadim sanatın yeniden Türkistan’da sergilenmesinin kültürel diplomasi açısından önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Ökem, serginin Türkiye ile Kırgızistan arasındaki bağları daha da güçlendirdiğini söyledi.

"Ebru sanatı, UNESCO tarafından insanlığın ortak mirası olarak kabul edilmiş, dünya çapında bir değerimizdir. Bu kadim sanatın Anadolu’dan tekrar Orta Asya’ya, Bişkek’e taşınması manevi bir iade-i itibardır. Sayın Hikmet Barutçugil gibi bir üstadın ve onun Kırgızistan’daki temsilcisi Muhlisa İmamovа’nın emekleri, kültürel diplomasimizin en zarif örneklerini teşkil etmektedir. Kırgız kardeşlerimizin bu sergiye gösterdiği yoğun ilgi, ortak ruh köklerimizin ne kadar canlı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır." dedi.

Ebru Bi̇şkek 1

Kanadalı gazeteci noktayı koydu: Yoğurt Türklerindir
Kanadalı gazeteci noktayı koydu: Yoğurt Türklerindir
İçeriği Görüntüle

EBRU SANATÇILARI HALKLA BULUŞTU

Sergide, UNESCO “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanına sahip ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil ile Kırgız sanatçı Muhlisa İmamova’nın eserleri sanatseverlerle buluştu. Etkinlik kapsamında düzenlenen canlı performansta, sanatçılar suyun üzerinde Türkiye ve Kırgızistan bayraklarını resmederek dostluk mesajı verdi.

Ebrubi̇şkek 4

Ayrıca Kırgızistan’ın Batken bölgesine özgü Aigül çiçeğinin ebru tekniğiyle yorumlanması izleyicilerden büyük ilgi gördü. Sergide, bölgede sanat eğitimi faaliyetleri yürüten “Ebristan Bişkek Ebru Evi”nin çalışmaları da tanıtıldı.

3 Nisan 2026’ya kadar açık kalacak olan sergi, Bişkek’te sanatseverleri ebru sanatının estetik ve kültürel derinliğiyle buluşturmaya devam edecek.

Kaynak: TÜRKSOY