Özel Haber-Tevhide İrem Zorlu

Değerli metaller piyasasında son dönemde yaşanan hareketlilik, yatırımcıların odağını yeniden altın, gümüş ve bakıra çevirdi. Piyasada küresel gelişmelerin etkisiyle hareketlilik yaşanırken, değerli metallerde oluşan beklentiler yatırımcı ilgisini artırıyor. Ekonomist Emre Şirin, konuyla ilgili olarak Türk Havadis'e konuştu.

BAKIR SANAYİ METALİDİR, FİYATI KÜRESEL DENGELERE DAHA AÇIKTIR

Bakırın, gümüşten farklı olarak tamamen sanayi odaklı bir metal olduğunu ve sosyal medyada manipülasyona uğradığını vurgulayan ekonomist Ekonomist Emre Şirin, “Bakırda yükseliş beklentim var ancak ‘uçacak, en çok o kazandıracak’ gibi iddialı söylemler yatırımcıyı yanlış yönlendirebilir. Bu tür beklentiler piyasayı manipülasyona daha açık hale getiriyor” dedi.

GÜMÜŞ AGRESİF BİR ENSTRÜMAN

Gümüşün tarihsel olarak uzun süre yatay kaldıktan sonra sert yükselişler yapabildiğini ve 2011 zirvesinden sonra 14 yıl boyunca beklettiğini dile getiren Şirin, şunları kaydetti:

Pamuk üretiminde kendi kendimize yetemiyoruz: İthal ediliyor
Pamuk üretiminde kendi kendimize yetemiyoruz: İthal ediliyor
İçeriği Görüntüle

“Bu tür varlıklar harekete geçtiğinde genelde 2-3 ayda bitmez. Gümüşün yükselişinin arkasında sadece spekülasyon yok; sanayi kullanımı, yenilenebilir enerji teknolojileri ve arz tarafındaki sorunlar da etkili.”

Son dönemde gümüş fiyatlarının hızlı yükselmesi sonrası kar satışlarının normal olduğunu belirten ekonomist, olası geri çekilmelerin “çöküş” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini fakat yatırımcının da dikkatli olması ve manipüleye açık olmaması gerektiğini vurguladı.

"DÖNÜŞÜM SANCILI OLACAK VE ENFLASYON DEVAM EDECEK"

İran başta olmak üzere jeopolitik risklerin, yüksek küresel borçluluk ve enflasyon sorunlarıyla birleştiğini ifade eden Ekonomist Şirin, “Kapitalist sistem mevcut haliyle tıkanmış durumda. Daha dijital, yapay zekânın daha fazla rol aldığı yeni bir ekonomik modele doğru geçiş süreci yaşanıyor. Bu dönüşüm sancılı olacak ve enflasyon devam edecek gibi duruyor. Bu da altın ve gümüşü destekleyen bir tablo” dedi.

TÜRKİYE’DE GÜVEN SORUNU VAR

Türkiye’de yatırımcıların yastık altına yönelmesinin temel nedeninin güven eksikliği olduğunu belirten Şirin, “Korkutarak ya da kısıtlamalarla insanların yastık altındaki altınlarını sisteme sokamazsınız. Kısa vadede işe yarıyor gibi görünen önlemler, orta ve uzun vadede güveni daha fazla zedeler. Bu da zaten enflasyonun düşeceğine dair inanç olmadığını gösteriyor. Hatta ileride düğünlerde altın yerine gümüş de takılabilir gibi söylentiler var, neden olmasın? Bu gidişle, alım gücü de düşükse altın almak zor olabilir. Ama altın her zaman en değerlisi olmaya devam edecek” ifadesini kullandı.

“ENFLASYON TÜM PARA BİRİMLERİNİ AŞINDIRIYOR”

Özellikle Çin başta olmak üzere merkez bankalarının son yıllarda altın alımlarını artırdığına dikkat çeken Emre Şirin, “Bu sistemsel risklere karşı bir hazırlık olabilir. Altın ve gümüş, tarih boyunca gerçek değer saklama araçları olmuştur. Doların küresel hâkimiyeti tartışılırken, enflasyon tüm para birimlerini aşındırıyor” dedi.

“TEK VARLIĞA BEL BAĞLAMAYIN”

Yatırımcılara net uyarılarda bulunan ve hiçbir yatırım aracının sonsuza kadar kazandırmayacağını belirten Şirin, şu ifadeleri kullanarak uyarıda bulundu:

Bir varlık yükselmeye başladığında herkes ‘sonsuz’ sanıyor. Sonra sert düşüşler geliyor ve yatırımcı hazırlıksız yakalanıyor. O yüzden kâr realizasyonu yapmak, portföyü çeşitlendirmek önemli. Uzun vadeli düşünen yatırımcılar kısa vadeli dalgalanmalardan çok etkilenmeyecek. Yeni alım yapacak olanlar da tüm parayla tek seferde girmek yerine kademeli ve vadeli hareket etmelidir.

Muhabir: Tevhide İrem Zorlu