Ceza adalet sisteminde “infazda eşitlik” ilkesini esas alan yeni bir yasal düzenleme için hazırlıklar hız kazandı. AK Parti ve MHP’nin ortak çalışmasıyla hazırlanan infaz reformunun 2026 yılının ilk yarısında Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi bekleniyor.
Türkiye Gazetesi’nin aktardığı kulis bilgilerine göre düzenleme mevcut infaz rejimindeki karmaşık yapıyı sadeleştirmeyi benzer suçlar için farklı infaz süreleri uygulanmasının önüne geçmeyi ve ceza adaletini güçlendirmeyi amaçlıyor.
İNFAZ SÜRELERİNDE TEK STANDART HEDEFİ
AK Parti’nin hukukçu kurmayları çalışmanın üç aşamalı bir plan çerçevesinde ele alındığını belirtiyor. İlk aşamada farklı suç türleri için uygulanan infaz sürelerinin eşitlenmesi hedefleniyor.
AK Parti kaynakları mevcut sistemdeki eşitsizliğe dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Adli suçlarda hükümlüler cezasının yarısını cezaevinde geçirdikten sonra şartlı salıvermeden yararlanabiliyor. Terör suçlarında bu süre dörtte üçe, bazı suçlarda ise üçte ikiye kadar çıkıyor. Yeni düzenleme ile infaz sürelerinin eşitlenmesi öngörülüyor.”
Ancak kadın, çocuk, anne-baba ve kardeş cinayetleri ile cinsel saldırı ve istismar gibi toplum vicdanını derinden yaralayan suçlar bu kapsamın dışında tutulacak. Bu suçlar için daha uzun infaz sürelerinin uygulanması planlanıyor.
AYNI SUÇA AYNI İNFAZ
Düzenlemenin temel gerekçelerinden biri de aynı suçu işleyen ve benzer cezalar alan hükümlülerin farklı tarihlerde yargılanmaları nedeniyle farklı infaz rejimlerine tabi tutulmasının önüne geçmek. Bu durumun ceza adaletine zarar verdiği görüşü, yasa teklifinin gerekçeleri arasında yer alıyor.
CEZASININ YARISINI ÇEKEN TAHLİYE EDİLEBİLECEK
Yeni düzenlemenin yasalaşması halinde örneğin 10 yıl hapis cezası alan bir hükümlü cezasının 5 yılını cezaevinde geçirdikten sonra kalan süresini şartlı salıverme ve denetimli serbestlik kapsamında dışarıda tamamlayabilecek.
Ayrıca halihazırda cezasının yüzde 50’sini tamamlamış olan binlerce hükümlü için de tahliye yolu açılabilecek.
İYİ HAL KRİTERİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Tahliye sürecinde Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları kritik rol üstlenecek. Hükümlülerin iyi hâl durumları, pişmanlık düzeyleri ve topluma uyum potansiyelleri titizlikle değerlendirilecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanlığı arasında yapılan görüşmelerde değerlendirmelerin objektif ve denetlenebilir kriterlere bağlanması konusu öne çıktı. Bu kapsamda gözlem kurullarının yapısında ve işleyişinde değişikliğe gidilmesi planlanıyor.
TAHLİYE SONRASI SIKI DENETİM
Düzenlemenin ikinci ve üçüncü aşamalarında şartlı salıverilen hükümlüler için özel bir denetim mekanizması hayata geçirilecek. Psikolog, pedagog ve psikiyatri uzmanlarının sürece daha aktif katılması sağlanacak.
Hükümlülerin;
-
Yeniden suç işleme riski
-
Toplumsal uyum yeteneği
-
Psikolojik durumları yakından takip edilecek.
TOPLUMA KAZANDIRMA HEDEFİ
Tahliye edilen hükümlülerin yalnız bırakılmaması da düzenlemenin önemli ayaklarından biri olacak. Bu kapsamda;
-
Psikolojik destek
-
Mesleki eğitim
-
İstihdam olanakları
-
Aile destek programları devreye alınacak. Amaç cezasını tamamlayan bireylerin yeniden suç sarmalına girmeden topluma kazandırılması.





