Bahçeli, özellikle uluslararası sistemde artan gerilimlere dikkat çekerek, “Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin daha yüksek sesle konuşulduğu bir döneme girilmiştir” ifadelerini kullandı.

Ortadoğu’daki kriz: “Ateşkes kalıcı değil”

Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri ayrıntılı şekilde değerlendiren Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası ortaya çıkan ateşkesin kalıcı bir çözüm olmadığını söyledi.

Bahçeli, bu ateşkesi “geçici bir duraklama” olarak nitelendirirken, sahadaki gerilimin diplomatik zemine de taşındığını ve krizin farklı boyutlarda derinleştiğini vurguladı.

İslamabad’da gerçekleştirilen ABD-İran temaslarının sonuçsuz kalmasının, bölgedeki kırılganlığı daha da artırdığını ifade eden Bahçeli, mevcut sürecin sadece bölgesel değil küresel sonuçlar doğurabilecek bir risk taşıdığını dile getirdi.

Küresel güçler arasındaki rekabetin Ortadoğu üzerinden yürütüldüğünü belirten Bahçeli, bu durumun kontrolsüz bir çatışma zincirine dönüşebileceği uyarısında bulundu.

İsrail politikalarına sert eleştiri

Konuşmasında İsrail’e yönelik sert eleştiriler yönelten Bahçeli, bölgedeki savaşın temel sorumlusunun İsrail olduğunu savundu.

Gazze başta olmak üzere Filistin ve Lübnan’da yaşanan gelişmelerin uluslararası hukuk açısından ağır ihlaller içerdiğini ifade eden Bahçeli, küresel sistemin bu ihlaller karşısında etkisiz kaldığını söyledi.

Batılı ülkelerin insan hakları ve demokrasi söylemlerinin sahadaki uygulamalarla örtüşmediğini belirten Bahçeli, bu çelişkinin uluslararası sistemin meşruiyetini zedelediğini dile getirdi.

Bahçeli’ye göre, İsrail’in bölgedeki politikaları yalnızca Ortadoğu’yu değil, küresel barışı da tehdit eden bir boyuta ulaşmış durumda.

“Dünya Barış Konseyi kurulmalı”

Küresel krizlere karşı yeni bir yapı öneren Bahçeli, mevcut uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığını ifade etti.

Bu kapsamda Birleşmiş Milletler öncülüğünde ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin yer alacağı bir “Dünya Barış Konseyi” kurulması gerektiğini dile getirdi.

Bahçeli, bu konseyin sadece krizleri yönetmekle kalmayıp, kalıcı barışın tesis edilmesinde aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.

Bu önerinin bir tercih değil, “insanlık adına tarihi bir zorunluluk” olduğunu vurguladı.

AK Partili Ensarioğlu’ndan Gülistan Doku açıklaması: Temiz eller beklentisi oluştu
AK Partili Ensarioğlu’ndan Gülistan Doku açıklaması: Temiz eller beklentisi oluştu
İçeriği Görüntüle

Tarım ve gıda güvenliği: “Stratejik alan”

Konuşmasının önemli bölümlerinden birini tarım politikalarına ayıran Bahçeli, gıda güvenliğinin artık bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini söyledi.

Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, üretimin sürekliliğinin ülkelerin bağımsızlığı açısından kritik olduğunu belirtti.

“Bugün tohumu kim kontrol ediyorsa yarının savaşını o kazanır” diyen Bahçeli, yerli üretimin artırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini dile getirdi.

Küresel krizlerin ve tedarik zinciri sorunlarının, tarımın stratejik önemini daha da artırdığını vurguladı.

“Terörsüz Türkiye” hedefi

Türkiye’nin iç güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin altını çizdi.

Bu hedefin sadece güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda ekonomik kalkınma, sosyal istikrar ve bölgesel gelişmişlik açısından da kritik olduğunu ifade etti.

Bahçeli, terörün ortadan kaldırılmasıyla birlikte özellikle kırsal bölgelerde üretimin artacağını, yatırımların hızlanacağını ve toplumsal refahın güçleneceğini söyledi.

Polislerin çalışma koşullarına dikkat çekti

Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümüne de değinen Bahçeli, emniyet mensuplarının çalışma koşullarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Uzun mesai saatleri, yoğun stres ve psikolojik baskıların polisler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirten Bahçeli, bu durumun görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti.

Polis intiharlarına da dikkat çeken Bahçeli, bu konunun çok yönlü ele alınması gerektiğini ve gerekli sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

“Türkiye sorumluluk almaya hazır”

Konuşmasının genelinde Türkiye’nin küresel ve bölgesel rolüne vurgu yapan Bahçeli, ülkenin tarihinden gelen sorumlulukları bulunduğunu ifade etti.

Türkiye’nin yalnızca kendi güvenliğini değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da gözeten bir politika izlediğini belirten Bahçeli,

“Türkiye, tarihinin yüklediği sorumlulukla elini taşın altına koymaya hazırdır” diyerek sözlerini tamamladı.