Ümit Özdağ, konuşmasında ekonomik tabloya dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Ramazan eskiden bereket getirirdi, şimdi yokluk ve açlık sınavına dönüştü. Açlık sınırının 32 bin, yoksulluk sınırının 105 bin lira olduğu bir ülkede milyonlarca emekli ve çalışan geçinemez durumda. 5 milyon emekliye 20 bin lira maaş veriliyor. 11 milyon işçi 28 bin lirayla geçinmeye çalışıyor. Bu tablo kabul edilemez.”
Özdağ, mevcut ekonomik durumun sorumluluğunun hükümete ait olduğunu belirterek, “Ortada büyük bir ayıp var ama bu emeklinin değil, iktidarın ayıbıdır” dedi.
İran savaşı ve PKK uyarısı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan sürece değinen Özdağ, savaşın bölgesel ve küresel etkilerine dikkat çekti.
İran’ın batısında yoğunlaşan saldırıların PKK ve PJAK unsurlarını bölgeye sokmayı amaçlayabileceğini öne süren Özdağ, Güney Azerbaycan’daki Türk nüfusuna yönelik risklere dikkat çekti.
“PKK-PJAK’ın bölgede etnik temizlik yapabileceğine dair ciddi endişeler var” diyen Özdağ, Türkiye’nin diplomatik olarak daha aktif olması gerektiğini ifade etti.
“NATO olmasa ne yapacağız?”
Özdağ, Türkiye’ye yönelen balistik tehditler üzerinden savunma sistemlerini de eleştirdi:
“Türkiye’ye yönelen füzeleri NATO radarları tespit ediyor ve NATO sistemleri düşürüyor. Peki bizim radarlarımız nerede? Yerli hava savunma sistemlerimiz nerede? NATO olmasa ne yapacağız?”
S-400 ve yerli savunma sistemlerinin etkinliğinin sorgulanması gerektiğini belirten Özdağ, mevcut durumun Türkiye’nin savunma kapasitesindeki eksiklikleri ortaya koyduğunu söyledi.
“Milli savunma yetersiz, sistemler eksik”
Özdağ, Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli eksiklikler olduğunu savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“24 yıllık iktidarın sonunda ana muharebe tankı, milli savaş uçağı ve etkin bir füze savunma sistemi yok. Hava sahamıza giren füzelerin NATO tarafından düşürülmesi eksikliğimizi açıkça göstermektedir.”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modernize edilmesi gerektiğini belirten Özdağ, savunma sanayinin yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etti.
KKTC ve Doğu Akdeniz çıkışı
Özdağ, ABD’nin Doğu Akdeniz’de yayımladığı NOTAM üzerinden KKTC’nin egemenliğinin yok sayıldığını öne sürdü. Bu durumu “hava sahasına yönelik bir girişim” olarak değerlendiren Özdağ, Türkiye’nin daha aktif bir tutum alması gerektiğini söyledi.
“TSK milletin ordusu olacak”
Konuşmasının sonunda savunma ve devlet yapısına ilişkin mesajlar veren Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
“Türk Silahlı Kuvvetleri tarikat ve cemaatlerin ya da iktidarın değil, Türk milletinin ordusu olacak. Yeniden Atatürk ideallerinin ordusu olacak.”
NATO değerlendirmesi: “İçinde kalmak gerekli”
Özdağ, NATO’ya ilişkin soruya verdiği yanıtta ise ittifakın zayıfladığını ancak Türkiye açısından halen önemli olduğunu belirtti:
“NATO sarsılan bir ittifak ama Türkiye’nin güvenliği açısından içinde kalmak önemli. Türkiye kendi savunma kapasitesini tam anlamıyla oluşturduğunda yeniden değerlendirme yapılabilir.”



