Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Karayolları Trafik Kanunu teklifinin görüşmeleri sırasında yaşanan tartışma DEM Parti ile İYİ Parti arasında sert bir siyasi krize dönüştü. Görüşmeler esnasında tansiyonun yükselmesi üzerine Meclis Başkanvekili Pervin Buldan’ın İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat’a yönelik kullandığı “Yaparım, daha fazlasını da yaparım” ifadeleri İYİ Parti tarafından açık tehdit olarak yorumlandı.
İYİ Parti kulislerinde olay yalnızca anlık bir söz düellosu olarak değil Meclis’in tarafsızlığına yönelik ciddi bir ihlal olarak değerlendirildi. Parti kaynakları yaşananları “Meclis sanki PKK işgali altındaydı” sözleriyle tanımlarken, “Meclis tarihinde ilk kez bir parti mensupları terörist bir zihniyet tarafından tehdit edildi” değerlendirmesini yaptı.
"TARAFSIZ DAVRANMIYOR"
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, Pervin Buldan’ın Meclis Başkanvekilliği görevini üstlendiği günden bu yana tarafsız davranmadığını savundu. Karakaş, “O kürsü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün oturduğu kürsüdür ve mutlak tarafsızlık gerektirir. Bir milletvekilinin, kendi partisine yönelik eleştiriler nedeniyle mikrofon kapatma tehdidiyle karşı karşıya kalması, Meclis iç tüzüğüne ve demokratik teamüllere aykırıdır” dedi.
Karakaş, yaşananların emsal teşkil edebileceği uyarısında bulunarak, “Bugün DEM Parti eleştirildiğinde mikrofon kapatılırsa, yarın iktidar ya da başka bir parti eleştirildiğinde de aynı uygulama yapılabilir. Bu anlayış Meclis düzenini bozar, yasama faaliyetini işlevsiz hale getirir” ifadelerini kullandı.
"PKK KAMPI ZANNEDİYORLAR"
DEM Parti’nin Meclis’teki tutumuna da sert sözlerle yüklenen Karakaş, “Parlamentoyu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni PKK’nın kampı zannediyorlar. Hem bu devletten maaş alıp hem de bu zihniyetle hareket etmek bu ülke için ayıptır” diye konuştu. Karakaş, son dönemde yürütülen siyasi süreçlerin tutumları cesaretlendirdiğini ileri sürerek Meclis’in bir yasama organı olmaktan çıkarılıp propaganda alanına dönüştürüldüğünü savundu.
İYİ Parti cephesi yaşanan krizin hukuki ve siyasi boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Karakaş, sorumluluğun Meclis Başkanlığı’nda olduğunu belirterek, “Meclis Başkanının asli görevi, Genel Kurul’un kurallar ve kanunlar çerçevesinde yönetilmesini sağlamaktır. Gerekirse Başkanvekili uyarılmalı, bu tutum devam ederse görev değişikliğine gidilmelidir” dedi.





