Milliyetçi Hareket Partisi Ramazan Bayramı dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret etti.
Resmi bayramlaşma programı kapsamında gerçekleşen görüşmede iki parti heyetleri karşılıklı iyi dileklerini iletti. Ancak görüşme sırasında yapılan açıklamalar siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Heyetlerde kimler vardı?
MHP heyeti:
- Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz
- Genel Başkan Danışmanı Esma Özdaşlı
- MYK Üyesi Şahin Kartal
CHP heyeti:
- Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz
- Parti Meclisi Üyesi Elif Leyla Gümüş
- Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz
- Gençlik Kolları MYK Üyesi Özlem Akpınar
“Darbe” vurgusu dikkat çekti
Görüşmede söz alan CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, bayramın ekonomik ve toplumsal nedenlerle “buruk” geçtiğini ifade etti.
Yavuzyılmaz, geçmişte darbe dönemlerinde birçok siyasi liderin hapse atıldığını hatırlatarak Alparslan Türkeş örneği üzerinden güncel siyasi gelişmelere gönderme yaptı.
Açıklamasında, demokrasilerde rekabetin sandıkla olması gerektiğini vurgulayan Yavuzyılmaz, siyasi süreçlerin “eleme yöntemi” gibi kullanılmasının sakıncalı olduğunu dile getirdi.
Yavuzyılmaz, şöyle konuştu:
"Geçtiğimiz on yıllar içinde, Milliyetçi Hareket Partisi’nin merhum genel başkanı Alparslan Türkeş'in olduğu gibi pek çok siyasi lider darbe dönemlerinde hapislere atıldılar. Bu insanlar, vatanlarını sevmeyen insanlar mıydı? Hayır. Vatanlarını çok seven, canlarını feda edecek kadar seven insanlardı. Ama bir gerekçe uyduruldu, gerekçeler o zaman da bulundu, itirafçılar o zaman da bulundu. Ve neticede siyaset, bir darbe anlayışıyla dizayn edilmeye çalışıldı.
MHP’den yanıt: “Bugünle kıyaslanamaz”
Yavuzyılmaz’ın açıklamalarına MHP’li Sadir Durmaz’dan yanıt geldi.
Durmaz, darbe dönemleriyle bugünkü süreçlerin aynı değerlendirilemeyeceğini belirterek, o dönemlerin olağanüstü koşullarına dikkat çekti.
Durmaz, geçmişte yaşananların ardından siyasi liderlerin yeniden aktif siyasete dönebildiğini hatırlattı ve esas olanın ülkenin birlik ve beraberliği olduğunu vurguladı.
Durmaz'ın açıklamaları şu şekilde:
"Rahmetli Türkeş Bey'in ve yine rahmetli Ecevit'in ve dönemin genel başkanlarının gözaltına alınması, tutukluluk haliyle bugün yaşananlar arasında temelden bir ayrılık var. O günün koşullarında Amerika'nın ‘bizim çocuklarımız başarılı oldu’ dediği bir darbeye ülke muhatap olmuştu.
Kaldı ki hepsi de sonra siyasi hayatlarına devam ettiler ve 1999’da rahmetli Ecevit'le sayın Genel Başkanımızın Türkiye'nin yine normalleşmesi adına kurmuş olduğu bir koalisyon hükümeti de söz konusu oldu. Bugün zorluk yaşarız yarın alınan tedbirlerle bunu aşabiliriz. Ama aslolan ülkenin birlik beraberliği noktasında temel politikalarda bir araya gelebilmek, görüş alışverişinde bulunabilmek."





