Toplantının açılışında teşkilat mensupları ve vatandaşlara teşekkür eden Bahçeli, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu stratejik risklerin parti kurullarında kapsamlı biçimde ele alındığını söyledi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefi, günübirlik hesaplara kurban edilemeyecek kadar hayati bir meseledir” ifadelerini kullandı.
“Halkla Teması Sürdürdük, Saha Çalışmalarını Genişlettik”
Bahçeli, partinin saha çalışmalarına da değinerek 24 Ekim 2025’te başlatılan “Hayırlı Günler Komşum” programının ülke genelinde 76 bin noktada icra edildiğini aktardı. Bu programın amaçlarından birinin “milletin nabzını doğrudan tutmak” olduğunu belirten Bahçeli, MHP’nin siyaset anlayışının sahadan güç aldığını söyledi.
Cumhur İttifakı’na yönelik değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, ittifakı “fedakârlık ve ülkü temelli bir birliktelik” olarak nitelendirdi. Bahçeli, “Biz çıkarın değil ülkünün izindeyiz. Milletimizin iradesiyle hareket ediyoruz. MHP siyaseti Türk tarihinin derin kodlarını taşır” dedi.
SDG/YPG Vurgusu: “Fırat’ın Batısından Çıkarıldı, Masayı Sabote Etti”
Konuşmanın en kritik bölümünde Suriye dosyasına odaklanan Bahçeli, SDG/YPG yapılanmasının Türkiye açısından güvenlik tehdidi oluşturmaya devam ettiğini söyledi. Örgütün sahadaki konumlanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“SDG ve YPG, yuvalandığı sahalardan sökülmüş ve Fırat’ın batısından çıkarılmıştır. 10 Mart sürecinde müzakere masasını sabote eden de bu yapıdır.”
Bahçeli, SDG’nin İmralı’da 27 Şubat’ta yapılan çağrıya karşıt bir tavır aldığını belirterek bunun “örgüt içi ayrışmanın ve bölgesel provokasyonların göstergesi” olduğunu söyledi.
“Kürtler Ayrı, SDG/YPG Ayrı” Mesajı
Bahçeli, konuşmasında sıkça karıştırılan kavramların netleştirilmesi gerektiğini savundu. Suriye’deki etnik yapının çok boyutlu olduğunu dile getiren Bahçeli, şu vurguya yer verdi:
“Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG/YPG başkadır. SDG bir terör örgütüdür ve Kürtler adına söz söyleme yetkisi yoktur.”
Bahçeli, Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin ve Türklerin ortak yaşam arzusunun güçlü olduğunu, dış müdahaleler dışında gerilimin toplumsal tabanda karşılığı olmadığını söyledi.
“Yeni Suriye Anayasası Demokratik Temsil İçermelidir”
Bahçeli, MHP’nin Suriye’nin geleceğine ilişkin daha önce yaptığı anayasa önerisini hatırlatarak, demokratik temsil ve kapsayıcı yaklaşımı savunduklarını dile getirdi. Bu çerçevede Suriye’de yayımlanan son kararnameyi değerlendiren Bahçeli, “Bu kararname, kapsayıcı anayasal süreç önerimize uygun düşen isabetli bir adımdır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, Suriye’de hiçbir etnik veya dini topluluğun dışlanmaması gerektiğini belirterek, “Yeni dönemde askeri hesaplar değil, siyasi ve toplumsal denge belirleyici olacaktır” yorumunu yaptı.





