Asgari ücret politikası ekonomi yönetiminin benimsediği “hedef enflasyon” yaklaşımı nedeniyle son yıllarda yoğun tartışmaların odağında. Son beş yıla ait veriler seçim yılı olan 2023 dışında asgari ücret artışlarının hem gerçekleşen enflasyonun hem de devletin vergi ve harçlara uyguladığı Yeniden Değerleme Oranı’nın gerisinde kaldığını ortaya koyuyor. Mevcut tablo milyonlarca çalışanın alım gücünün giderek eridiğini gösteriyor.
Milyonların gözünü çevirdiği Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararları özellikle seçim dönemleri haricinde enflasyona karşı koruma sağlamaktan uzak bir görünüm çiziyor. Orta Vadeli Program’da belirlenen hedef enflasyon oranlarına göre yapılan zamlar fiili fiyat artışlarını yakalayamadığı için asgari ücretlinin reel geliri baskılanıyor.
SEÇİM YILI İSTİSNA OLDU
Asgari ücretin enflasyon karşısında üstünlük sağladığı tek dönem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı 2023 yılı oldu. OVP’de enflasyon hedefinin yüzde 24,9 olarak belirlendiği dönemde asgari ücrete yapılan kümülatif yüzde 107,3’lük artış hem hedefi hem de yüzde 64,3 olarak gerçekleşen enflasyonu aştı.
Ancak seçimlerin ardından tablo tersine döndü.
2024 VE 2025: ENFLASYON ZAMMI AŞTI
2024 yılında asgari ücret yüzde 49,1 artırılarak 17 bin 2 TL’ye yükseltildi. Buna karşın bir önceki yılın gerçekleşen enflasyonu yüzde 64,8 oldu. Böylece asgari ücret artışı enflasyonun yaklaşık 15 puan gerisinde kaldı.
2025’te ise OVP’deki yüzde 17,5’lik enflasyon hedefi temel alınarak yüzde 30’luk zam yapıldı. Ancak bu artış da yüzde 44,4 olarak açıklanan önceki yılın enflasyonunu karşılamadı ve çalışanların reel gelir kaybı devam etti.
2026’DA MASA DAĞILDI
2026 yılı asgari ücret görüşmeleri ise işçi tarafı açısından gergin geçti. TÜRK-İŞ taleplerinin karşılanmadığını belirterek komisyondan çekildi. Buna rağmen asgari ücret yüzde 27 artışla 28 bin 75 TL olarak belirlendi. Söz konusu oran yıl sonu için beklenen yaklaşık yüzde 32’lik enflasyonun 5 puan altında kaldı.




