Yükseköğretimde küresel standartlara uyum sağlamak ve gençlerin iş gücüne daha erken katılımını hedefleyen düzenlemede eğitimin süresi kısalırken ders içeriklerinde herhangi bir azaltmaya gidilmeyecek. Model daha yoğun ve verimli bir akademik takvim esasına dayanacak.
YAZ TATİLİ TARİH OLUYOR
Yeni sistemin en dikkat çekici yönü geleneksel yaz tatili anlayışının kaldırılması olacak. Mevcut düzende uzun bir ara olarak uygulanan yaz dönemi zorunlu ve düzenli bir “üçüncü dönem” haline getirilecek.
Taslak takvime göre:
-
Üniversiteler Eylül ayının başında eğitime başlayacak
-
Akademik yıl Temmuz ayı ortasına kadar sürecek
-
Bir yılda iki dönem yerine süresi optimize edilmiş üç dönemli (üçlü sömestra) sistem uygulanacak
“AKADEMİK NİTELİKTEN TAVİZ YOK”
Kamuoyunda “dersler azaltılacak mı?” sorularının gündeme gelmesi üzerine açıklama yapan YÖK Başkanı Özvar, kredi sayılarının ve ders içeriklerinin korunacağını vurguladı. Özvar, yeni modeli şu sözlerle anlattı:
“Toplam kredi sayıları, ders içerikleri ve akademik projelerde herhangi bir azaltmaya gitmiyoruz. Eğitimi zamana yaymak yerine daha yoğun ve verimli hale getiriyoruz. Yaz okulu mantığını sistemli ve zorunlu bir üçüncü döneme dönüştürerek, öğrencilerimizin bir yıl daha erken mezun olmasını hedefliyoruz.”
HEDEF: ERKEN MEZUNİYET, ERKEN İSTİHDAM
YÖK’ün 3 yıllık lisans modeliyle Avrupa ülkelerinde uygulanan Bologna Süreci ile daha güçlü uyum sağlanması amaçlanıyor. Düzenleme sayesinde öğrencilerin istihdama daha erken katılması, üniversitelerin fiziki kapasitesinin daha etkin kullanılması ve öğrencilerin barınma ile ulaşım gibi maliyetlerinin bir yıl azalması bekleniyor.
Yeni sistemin ayrıntılarının önümüzdeki dönemde üniversiteler ve ilgili paydaşlarla paylaşılması, pilot uygulamaların ardından 2026–2027 akademik yılında hayata geçirilmesi planlanıyor.




