Uluslararası bir akademik ekip tarafından yürütülen ve Frontiers in Psychology dergisinde “From ‘Aha!’ to ‘Haha!’ Using Humor to Cope with Negative Stimuli” başlığıyla yayımlanan çalışma, mizahın olumsuz duygularla baş etme sürecindeki nörolojik etkilerini inceledi. Çin ve Tayvan’dan araştırmacıların yer aldığı ekip, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) yöntemiyle mizahın beyin üzerindeki düzenleyici rolünü analiz etti.
NEGATİF DUYGULAR AZALDI, POZİTİF DUYGULAR ARTTI
Çalışma kapsamında katılımcılara olumsuz içerikli görseller gösterildi ve iki farklı stratejiyle yeniden yorumlamaları istendi. Bunlar “mantıklı yeniden çerçeveleme” (ordinary reappraisal) ve “mizahi yeniden çerçeveleme” (humorous reappraisal) olarak tanımlandı. Analiz sonucunda mizah kullanılan durumda negatif duyguların daha hızlı azaldığı, pozitif duyguların ise belirgin şekilde arttığı tespit edildi.
BEYİNDE İKİ KRİTİK YOL TESPİT EDİLDİ
Araştırmada mizahın duygusal düzenlemeyi iki beyin ağı üzerinden gerçekleştirdiği kaydedildi. Buna göre:
- Hippokampus–Thalamus–Frontal Korteks hattı, negatif duyguların azaltılması ve olayın zihinsel yeniden çerçevelenmesinde rol aldı.
- Amygdala–Serebellum hattı, duygusal boşalma ve gülme refleksiyle ilişkili bulundu.
Bilimsel değerlendirmede, hippocampus bölgelerinin frontal korteksle olan fonksiyonel bağlantısının arttığı bireylerde pozitif duygu değişiminin daha yüksek olduğu bildirildi.
MİZAH MANTIKLI TESELLİDEN DAHA ETKİLİ
Davranışsal testlerde mizahi yaklaşımın hem anlık hem uzun vadede mantıklı yeniden çerçeveleme stratejisinden daha etkili olduğu belirtildi. Araştırma özetinde şu ifadeler yer aldı:
“Mizah stratejisi, negatif duyguları aşağı yönlü düzenlerken pozitif duyguları yukarı yönlü düzenlemede daha güçlü etki göstermiştir.”
UZMANLAR BULGULARI ÖNEMLİ GÖRÜYOR
Araştırmacılar, mizahın yalnızca psikolojik değil, biyolojik düzeyde de duygusal koruyuculuk sağladığını belirtti. Çalışmada, duygusal düzenlemenin derinliğinin bilişsel yeniden yapılandırma kapasitesiyle bağlantılı olduğu vurgulandı. Sonuç bölümünde mizahın, travma sonrası stres, anksiyete ve depresyon gibi durumlarda baş etme stratejisi olarak kullanılmasının klinik açıdan anlamlı olabileceği ifade edildi.
Araştırma, mizahın olumsuz deneyimler karşısında “bilişsel yeniden inşa” işlevi gördüğünü göstererek mevcut duygusal düzenleme literatürüne yeni bulgular ekledi.





